Siyah Ay – Yengeç Burcunda 2. Yeni Ay – Astrolojik Analiz ve Etkiler

Siyah Ay – Yengeç Burcunda 2. Yeni Ay – Astrolojik Analiz ve Etkiler

Geçen yeni ayda yazmıştım. Hikaye yeni başlıyor diye. Şimdi hikaye en güzel bölüme, gelişme bölümüne geldi.

Buraya kadarki kısım içsel kısımdı.
İçeriyi temizleyen, odağını değiştiren meyveleri toplamaya başladı.
İçsel gel-gitler halen olabilir. Normal.
Önemli olan o dalgalı halde, karanlıklarda uzun süre kalmamak. Çünkü tüm enerjiler büyüyor. Aydınlık da karanlık da…

Bunları geçen ayki yeni ay analizimde ve yeni ay meditasyonumda uzun uzun anlatmıştım.
Şimdi yeni şeyler söyleme zamanı!

Siyah Ay Nedir?

Siyah Ay olarak isim alan bu 2. Yengeç burcu yeni ayı, isim itibariyle sizi korkutmasın. Bir burçta ikinci bir yeni ay olduğunda, ikinci yeni aya siyah ay deniyor, o kadar.

Etkilerine gelirsek, ben buralarda elmaslar görüyorum.
Yaşamın en değerli hediyelerini taşıyan, insana “Ohh iyi ki yaşıyorum!”, “Yaşamak çok güzel şey!” dedirtecek etkiler buluyorum.

Dış dünyaya baktığınızda bunları görmüyor olabilirsiniz.
İçiniz sıklıkla kasvet ve karanlıkla doluyor olabilir.
O zaman size diyeceğim şu, baktığın yön rehberindir.

Nereye bakarsan, oraya yürüyeceğin, benzer enerjileri, olayları, kişileri bulacağın zamanlardayız.

Alışılmış kalıplar, davranışlar, tutumlar, bakış açıları sizi karanlık bir tarafa çekiyor muhtemelen. Oraya daha fazla gitmeyin. Yönünüzü değiştirin.
İçsel tutumunuzdan, bakış açınızdan bahsediyorum!

Yenide, denenmemişte, bilinmeyende rahatsızlık hissi var biliyorum. Hatta korku var, kaygı var. Kontrol etme güdüsü var.
İçimizde bir yerler değişime, bilinmeyene çokça direniyor. Bu siyah ayın en temel vurgusu bu. Bir miktar rahatsızlığa, içsel dirence tahammül edip, kendini bilinmeyene, sınırsız olasılıklara açmaya gayret etme zamanlarındayız. Ödüller orada.

Önümüzdeki iki yılımızı harika şekilde hediyelerle doldurabilecek bir zaman dilimindeyiz.
Rahatlayıp, kendimiz olmaya odaklanalım.
İçimizdeki sese, hisse güvenelim.
Daha çok meditasyon yapalım.
Daha çok rahatlayalım. Huzurumuz kaçtıkça, karanlığa kaydıkça tetikte olalım. Orayı beslemeyelim. Oradan hemen çıkalım.
Rahatlamada, huzurda, neşede daha çok kalalım.

Bu tembellik, her şeyi boşvermek demek değil; aksine, yeni yaratımlar için kararlı bir çaba demek. Hele ki dış dünya, karanlık ve korkuyu medya ve korku ile zehirlenmiş insanlar aracılığıyla daimi şekilde pompalar ve insanlığı kaygıda tutmaya çalışırken, kendini huzurda, neşede ve rahatlıkta tutmak çok kararlı bir çaba istiyor.

Yeni Ay Meditasyonu ve Yeni Başlangıçlar Ritüeli

Bu konuya Pazartesi günkü Yeni Ay Meditasyonunda odaklanıp, bu kararlı çabayı, daimi rahatlamayı nasıl hayata geçireceğimizi uygulamalı anlatacağım.
Yine Zoom’da canlı yayınla paylaşacağım.
Evinizin konforunda bana katılmak isterseniz lütfen BodyFit Nişantaşı ile irtibata geçiniz.

Sevgiyi, şefkati önce içimizde büyütelim.
Bunlar Yengeç temaları. Bu yeni ayın temaları. Hepsi, tohumu zaten içimizde olan, bildiğimiz şeyler. Korkacak bir şey yok.

Güzel hisler bünyeyi sardığında suçluluk duymayalım, şaşırmayalım. Almayı, tatmayı bilelim.

Hayat bir savaş alanı değil.
Hayat, sevgiyi, şefkati, yumuşaklığı, ılıklığı destekleyen, ödüllerini kolaylıkla vermeye hazır, cömert bir var oluş ortamı.

Baktığın, odaklandığın her şeyin bin kat büyüyeceğini bilsen, nereye bakardın?

İşte böyle yaşamaya başlama zamanımdayız.

Yuvamızı, kalbimizi, ilişkilerimizi, evimizi, yaşamdan aldığımız keyfi tamamen değiştirecek olan bu bakış açısı.
Hem de hızla!

Enerjiler büyüdü. Yaratım gücümüz de öyle.
Temiz olun, bedenen, zihnen, ruhen.
Bedeni çokça hareket ettirin bugünlerde.
Uzun uzun derin nefesler tüm gününüzde olsun.

Dilinizde güzel sözler, kalbinizde güzel hisler büyütün. Bunlar kendiliğinden, doğallıkla olmayacak. Bunları, bu satırları okuyan öncüler, sizler yaratacaksınız ve dünyaya yayacaksınız.

Dünyanız, kendi çabanız sayesinde hızla değişecek. Sonra herkes, bunları nasıl yarattın diye peşinize takılıp, sizi takdir ve takip edecek.
Çabada kalın, meyveleri çok büyük.
Siyah ayın bize garantisi var!

Sevgiyle,
Burcu Akçimen
18 Temmuz 2020, İstanbul

Ay Tutulması Etkileri – Astrolojik Analiz

Ay Tutulması Etkileri – Astrolojik Analiz

5 Temmuz 2020 günün sabahında Oğlak burcunda ay tutulmasını deneyimleyeceğiz.
Bu güçlü bir enerji evet; baştan söyleyeyim, korkacak bir şey yok.
Gerçek astroloji insanı korkutmaz, yön gösterir. Bu yazımı da yine bu niyetle yazıyorum.

Genel tabloda Temmuz ve Ağustos ayları ile ilgili güzel enerjiler, rahatlama ve işlerin yoluna girmesi var. Yani derin bir nefes alıp, rahatlayıp ilerleyen satırların keyfini çıkarabilirsin sevgili okur. 😊

15 gün önce Güneş Tutulması analizimde bahsetmiştim. İçinde bulunduğumuz enerjiler birbirinden kopuk değil. Birbirinin devamı. Güneş Tutulması süreci ile ne demiştik?
Geçmişe bakmayla vakit kaybetme artık.
Vakit, geleceğe, umuda, kendini gerçekleştirmeye bakma vakti.
Umuyorum burada bir miktar yol kat edebilmişsinizdir.
Kolay değil, her gün kararlı bir çaba istiyor.

Bu ay tutulması içimizde bizi esir alan kalıpları tekrar gün yüzüne çıkartıyor. Hayatımızı esir alan, biz olmamızı, özgünlüğümüzü ortaya koymamızı engelleyen anıları, olayları, öğrenmişlikleri bir bir bilince çıkarıyor. Bir nevi geçmişin çığlık çığlığa bağırması.
“E hani etkiler güzeldi?” dediğini duyar gibiyim. Birkaç satır sabret sevgili okur. Oğlak tutulması bu, sabır iyidir.

Kalıplar, korkular, endişeler “Beni gör, beni dinle, hep dinledin, yine dinle!” adeta çığırıyor.
Şimdi dikkat!
Bunlara kapılmak yok bu süreçte sevgili okur.
Bunlar son çığlıklar.
Kısa süreliğine onların tuzağına düşebilirsin.
Düşüyor insan.
Ben de düşüyorum ki tüm bunları çok önceden bilmeme rağmen.
İnsanız, olur öyle.
Önemli olan ne biliyor musun?
Orada uzun süre kalmamak.
Oradaki enerji seni yiyip bitirir.
Her şey içinde patlar.
Kendini küçük, sıkışmış, çaresiz ve soğuk hissettirir.
Bunlar yıkıcı illüzyonlar. Orada uzun süre kalma sevgili okur.
Bunun için tuzağa düştüğünde fark etmen lazım hızlıca.

Enerjiler artık çok güçlendi.

Her duygunun olduğu yerde bir yaratım enerjisi vardır.
Geçen yazımda bahsetmiştim: Enerjiler artık çok güçlendi.
Yaratım enerjilerimiz de öyle.
Aklından geçenin hızla başına geldiği oluyor artık değil mi?
İşte bu hızlanan ve güçlenen yaratım enerjisi.

Geçmişi bırak diye bu nedenle ısrarla vurguluyorum.
Geçmişin bugünü yarattı.
Ay tutulması bu döngüyü bitirmek için bir fırsat.
Bir günde bitmeyecek!
Ama yeniye odaklanma kararlılığını göstermen için bir fırsat.

Ne demiştik geçen yazıda?
Seni hızla arzu ettiğin hayata fırlatacak şahane zamanlardayız.
Önüne bak.
Hayallerine bak.
Enerjini yönet.
Tuzağa düştüğünde orada kalma, tembel olma, çık oradan.
Hızla çıkabilirsin, yapabilirsin, bu mümkün.

Bedenine yeni hayatının vizyonunu aşıla.

Yeni seni öğret.
“Nasıl?” diye sorduğunu duyar gibiyim. Benim bildiğim yol meditasyon.
Senin yolun başka olabilir.
Zaten önemli olan nasıllar değil.
Önemli olan umuda, neşeye, bolluğa, sağlığa, sevgiye odaklanman.
Odaklandığın her şey büyüyor sevgili okur.
Odaklanacağın şeyi seçmeyi öğrenmek zorundasın.

Bir de yaşamın sürprizlerinin, güzel sürprizlerinin çokça olacağı günler bugünler.
Herkesin konusu farklı tabi.
Sürprizler ise hepimizin.
Yaşam, taş tablete yazılmış ve değişmez bir gerçeklik değil.
Her an değişebilen, tüm varoluşu destekleyen, sınırsız bolluk ve güzellikle dolu bir gerçeklik…
Bugünlerde esnek olmak, yeni fikirlere açık olmak, spontanlığa ve akışa izin vermek yaşamın hediyelerini sana taşır, benden söylemesi.
Beklenmeyende büyük hayırlar var.
Hislerinle bağ kur, sevgilerine güven ve çok da kuralcı olma bu ara sevgili okur.
Güzel günler çok yakında!

Sevgilerimle,
Burcu Akçimen
4 Temmuz 2020, İstanbul

Güneş Tutulması Etkileri

Güneş Tutulması Etkileri

21 Haziran 2020 Pazar günü, en uzun günün sabahında Güneş Tutulması ve arkasından yeni ay doğuşu var.
Yaz gün dönümüne geldik.
Anlatacaklarım ışık dolu!

Güneş Tutulması Meditasyonu

Meditasyonumuzu 22 Haziran Pazartesi 19:45’te, enerjilerin kullanılabilir hale gelmesinin ardından yaptıracağım.
İster online olarak yapacağım eş zamanlı canlı yayınla Zoom üzerinden, ister BodyFit Nişantaşı stüdyomuza gelerek yüz yüze katılabilirsin.
Detayları burada.

***

Uzun süredir yazı paylaşmadım biliyorsunuz. Yazılarımın arkasında uzun analizler, uzun saatler var hep. Geçirdiğimiz süreçte yeni yollar, yeni kurulumlar inşa ediyordum. Kendimi gerçekleştireceğim yollar kalbime umut verirken, oralardan kafamı kaldıramadım. Astrolojiye dalamadım.
Şimdi tekrar buluşmak güzel!

Aradan geçen uzun sürenin ardından, son 4 gündür astrolojik analiz ve hesaplama yapıyorum.
Önümüzdeki tutulma, ay tutulması ve hatta Temmuz yeni ayını bile analiz ettim. Çünkü hepsi birbiri ile bağlantılı.
Özeti baştan vereyim: Haberler iyi!
Atlayın, yeni bir yolculuğa çıkıyoruz.

Gökyüzü ilk olarak diyor ki bitene bakmayla vakit kaybetme artık.
Vakit, geleceğe, umuda, kendini gerçekleştirmeye bakma vakti.

Yüzünü ışığa dön.
Önümüz ışık, önümüz umut, önünüz arzuladığın hazinelerle dolu.
Artık çevir yüzünü ışığa; karanlık arkada kalsın.
Seni daha fazla korkutamasın.

Baktığın yöndür rehberin.
Artık nereye bakacağını iyi seçmelisin.
Tüm renkler güçlendi; aydınlık da karanlık da…
Her yeni gün, kararlılıkla bakacağın yönü seçmelisin.
Çaba göstermen gereken yer burası.
Ödevin burada.
Gerisi kendiliğinden önüne dizilecek.
Var mısın bu ödevi yapmaya?

Pazartesi güneş tutulması meditasyonunda bunu nasıl yapacağını öğreteceğim.
Eğer bu rehberliğe ihtiyacın var ise, lütfen bu meditasyonu kaçırma. Dünyanın her yerinden katılmak mümkün artık, Zoom sağolsun! 🙂

***

Yüzünü IŞIĞA döndükçe başına neler gelecek?

Yürümeye başlayacaksın; kendi gerçeğine, kalbine nefes olana yürümeye başlayacaksın.
Bilinçli zihninle bile, şu an tanımlayamayacağın bir yol bu yol.
Yürürken kalbindeki rahatlık, ferahlık, heves, canlılık rehberin olacak. Yengeç enerjisinin temaları bunlar.
Tutulma da Yengeç’te ya zaten!

Yengeç, sanma ki duygusal, mıy mıy, sıkıcı.
O hayat verendir, besleyen büyütendir.
Bunu zorla değil, sevgiyle, hevesle, rahatlık ve huzur sunarak yapar. Kalbinde bu hisler uyandığında bil ki doğru yoldasın.

Geçen aylar gösterdi:
Kalıplar, kurallar, gereklilikler ne kadar da kırılganmış değil mi?
Seni koruyacağını sandığın, güvendiğin yapılar aslında illüzyonlardan ibaretmiş. Oğlak ağırlığından, katılığından nihayet sıyrılıyoruz.

Söylemeye çakıştığım şey şu:
Bir bayrak değişimi vaktindeyiz. Semboller bunu netlikle söylüyor.

Bayrak değişimi içinizde, bakış açımızda, yaşamı yorumlama şeklimizde, yüzümüzü/odağımızı çevirdiğimiz yönde.
İçsel dönüşüm vakti dostlar.
İçindeki kıpırtılar çoktan sana konuşmaya başladı.
Çoktan bir şeyler hissetmeye başladın.
Yüzünü çoktan sana iyi gelen bir şeylere döndün.
Çoktan attığın tohumlar var.
Değişim çoktan başladı sende.
Anlayış başladı.
Anladın yeni bir yola çoktan çıktığını.
O yol içinde kökleniyor şimdi. Tıpkı tohumun önce toprağına kök salması, sonra yer yüzüne filiz vermesi gibi.

Küçük küçük hareketlerle hazırlanıyorsun.
Yolun sonu elmaslar, hazinelerle dolu.
Ben yolun üzerinde seni bekleyenleri büyük zenginlik olarak isimlendireceğim. Çünkü bir son yok, bir süreç artık içine girdiğimiz.
Ödevini yaptıkça cömert meyveler sunacak bir süreç, bir devir!

En değerliyi, en büyüğü bulman için güzel bir yol uzanıyor önünde.
Çok istediğin, yaşam boyu arzuladığın bir seyahate çıkmak gibi düşün bunu. Henüz böyle değerli olduğunun farkında değilsin sadece, olsun.

Her şey yolunda gidecek, yaşama güven.
Sen yeter ki algını, bakışını, yorumunu değiştir ve yaşama güven.
Değişim sende, onda, dünyada çoktan başladı.
En ağır kısmı da geride kaldı.
Şimdi rahatlama ve yaşama güvenme zamanı.
Hayata katılma ve tekrar iletişimle, sevgiyle canlanma, hayat bulma zamanı.

Korkuda Kalanlar için Ne Yapabilirim?

Korkuda, kaygıda kalanlar olacaktır.
Seni de oraya çekmeye çalışabilirler.
Onlara kızma; onların da şifalanmaları için dua et.
Onlara sevgi, şefkat gönder.

Onlar için yapabileceklerin bunlar.
Korkudan ve korku salandan koru kendini.
Besleme o enerjileri.
Odağın nerede kalırsa, orayı büyütürsün, hep aklında olsun.
Onlara sevgi yolla. Zaman alacak, ama onlar da çıkacak oralardan.
Onlar da o karanlıkta daha fazla kalmak istemeyecekler.
Kalbin yumuşasın, kalbinin yumuşaklığı tüm çevrene yayılsın.

Bir devir kapanıyor. Daha tam kapanmadı evet. Süreç işi zaten bu.
Ani bitişler bekleme, yumuşak geçişler var.
Tıpkı Yengeç’in yumuşak karnı gibi.

Başlayan yeni çok değerli

Kendini gerçekleştirmek, özünü ortaya koyup parlaman için çok değerli.
Şu an hikayenin ilk sayfası yazılacak.
Devamı hızlı gelecek merak etme.
Önümüzde bir Yengeç yeni ayı daha var. O da Temmuz’da.
Yengeç enerjisinin şefkati, desteklemeyi bilen yönü hepimize iyi gelecek.

Bir de bakmışsın, vakit kış olduğunda büyük büyük yollar kat etmişsin, çok sevdiğin bambaşka bir yerlerdesin.
Yeter ki umuda sarıl.

Sen çoktan çıktın ki yola, yolumuz bu satırlarda kesişti.
Sen hızla varacaksın olmayı o seveceğin yere.
Zor geride kaldı.
Şimdi ışığa yürüme zamanı.
Hayata güven.

Sevgiyle,
Burcu Akçimen
20 Haziran 2020, İstanbul

Balık Burcunda Yeni Ay ve Etkileri

Balık Burcunda Yeni Ay ve Etkileri

23 Şubat Pazar günü Balık Burcu’nda yeni ay doğacak.
Biz de bu enerjinin kullanılabilir hale geldiği esnada Yeni AyMeditasyonu ve Yeni Başlangıçlar Ritüelimizi yapacağız. Yine BodyFit Nişantaşı’nda Pazartesi 20:00’de. Katılmak isteyenler için detayları burada.

Bu yeni ayda olay denge, huzur, ilişkilerimiz ekseninde dönüyor. Ama öncelik kendimizle ilişkimizde.

Kendimizle olan iç savaşımızı çözmemiz gerekiyor. 

İlişilere yansıyan bir iç savaş bu. Olmak istediğimiz ve olduğumuz arasında bir çatışma…
İki yıldır içinizde verdiğiniz savaşı düşünün. 

Başa dönüp dönüp yaşadığınız aynı senaryoları, tarihin tekerrür edişini…
Kaçmak istediklerinizi, ortamları, kişileri, koşulları…

Pek de dile dökemediğiniz, yüzleşmekten kaçındığınız konu veya konular nelerdi? Kişiler kimlerdi?

İşte o konularda şifalanmak için yeniden hayata sarılma zamanı. Derinlere dalacağız. Kendimize bakacağız. Derinlerde, bakım vermeyi ihmal ettiğimiz odalara dalacağız. Kendimize bakım vereceğiz. Sezgilerimize güvenmeyi, hislerimizin köklerini anlamayı öğreneceğiz. 

Üzerinde çalışacağınız alanı seçin. Mayıs’a kadar vaktimiz var. Kendimiz için bir şey yapmalıyız.

Bize hizmet etmeyen, enerjimizi düşüren o bakış açısından, fikirlerden, kalıplardan kurtulmak, özgürleşmek için artık farklı bir şey yapmalıyız. İlişkilerimizi özgür kılmak, doyasıya yaşamak, kendimizi gerçekleştirmek için farklı bir şeyler yapmalıyız.

Bağımlılıklardan kurtulma zamanı!

Bağımlılıklarımız var hepimizin. 

Kimisi madde bağımlısı, kimisi alkol, sigara…
Kimisi yeme bağımlısı. İç boşluğunu aşırı yiyerek doldurabileceğini sanıyor, bir türlü dolmuyor.
Kimisi sevgi, ilgi bağımlısı. Kendini sevdirebilmek için yapmayacağı yok, en çok da kendinden vazgeçiyor.
Kimisi güç bağımlısı. Hırsından, stresten kendini yiyor bitiriyor, hızla yaşlandırıyor. Aslında en çok da korkuyor.

Örnekleri uzatmayacağım.
Söylemeye çalıştığım, bir takım koşullanmışlıklar ve içsel korkulardan ötürü hepimizin geliştirdiği bağımlılıklar var.

Bunların bazısı bize hizmet ediyor. Bazısı etmiyor. Bazısı olmadığımız bir ben yansıtıyor dış dünyaya. İlişkilerde hak ettiklerimizi talep edemiyor, alamıyoruz bir türlü.

İşte bunları geride bırakmak için çaba göstermek, kararlı olmak gerekiyor.

Temizlenmeye niyet etmek, yeni ve sınırsız olasılıkları hayatımıza davet etmeyi becerebilmek gerekiyor.
Bir de affetmek gerekiyor.

Bunlar için de her zaman yaptığımızdan farklı bir şeyler yapmak gerekiyor.
İşte tüm bu gereklililere dair adımlar atmak için doğru zamanlara giriyoruz.

Düşünmemiz lazım. Hissetmemiz lazım. Sessizleşmemiz ve dinginleşmemiz lazım ki kendi doğrumuzu görebilelim.

Bunun bir yolu meditasyon. Balık dönemi, meditasyonlar yapmak için yılın en harika dönemidir.

Başlarken bahsettiğim Yeni Ay Meditasyonu, astrolojik enerjiyi anlamak ve kendi doğrumuzu hissedebilmek için. Yıllar içinde bu meditasyonlarla hayatında çok şey değiştiren çok kişiye şahit oldum, ısrarım bu yüzden. Ben bir alan açıyorum, umarım siz de kendinize bu alanı açar ve adım atma hediyesini verirsiniz. Ama yerimiz kısıtlı ve yoğun talep gördüğümüzü bilmenizi isterim. Rezervasyonunuzu yaptırmayı lütfen ihmal etmeyin.

Bir de Merkür geriliyor malum. Bunun kötü bir şey olmadığını yıllardır anlatıyorum. 

Tüm etkileri toparlayıp neler yapalım? Bize hap gibi ver diyenlere, bu ay kıyak geçiyorum:

  • Revize et, edit et, tekrar düzenle, tekrar değerlendir.
  • Oluru var mı tekrar bak. Aldığın dersleri kullan.
  • Temizlen, arın.
  • Beslenme düzenine yeniden bak.
  • Egzersiz düzenine yeniden bak.
  • Duygusal dengene yeniden bak.
  • Zihinsel dengene yeniden bak.
  • İlişkilerindeki uyuma ve tatmine yeniden bak.
  • İşindeki tatmine ve ne istediğine yeniden bak.
  • Üretmeye gönüllü ol.
  • Kendine hizmet eden, enerjini yükselten yeni bir rutin yarat.
  • Eski dostları gör.
  • Eskiden gittiğin yerlere git.
  • Eski günlükleri oku.
  • Toprağa dokun.
  • Düzenle.
  • Toparla.
  • Önemse.
  • Kendinle barışmanın yollarını ara.
  • Elinden gelenin en iyisini yap.
  • Niyetini nezaketle ifade et.
  • Sev.

Sevgilerimle,

Burcu Akçimen

21 Şubat 2020, İstanbul 

Kova Burcunda Yeni Ay ve Etkileri

burcu akçimen astroloji yazar yeni ay etkileri

2020 yılının ilk astrolojik yeni ayı, 25 Ocak Cumartesi gecesinin ilk saatinde doğuyor. Kova burcunda doğacak olan bu etkileşimin analizini yaparken içim umutla doldu.
Umudu yaymaya vesile olmak ne güzel!

***

Umudu beslemeye ve umut tohumları atmaya niyet ettiğim, bu ayki Yeni Ay Meditasyonu ve Yeni Başlangıçlar Ritüelini, 25 Ocak Cumartesi saat 14:30-16:00 arasında, BodyFit Nişantaşı’nda yapacağım. 

Her yeni aya özel, astrolojik analizlerime dayalı meditasyon senaryoları yazıyorum ve bu etkinlikte paylaşıyorum biliyorsunuz. İçinden geçtiğimiz dönemin enerjilerini idrak etmek ve kendi yolculuğuna dair ilham almak, derinlere bakmak isteyenleri bekliyorum. Dinlenmek ve pamuk gibi olmak da bonusumuz. 

Malzeme hazırlığı yapmak için, rezervasyon yapmanıza ihtiyacımız var. BodyFit Nişantaşı’nı arayıp isminizi yazdırabilirseniz harika olur. 
Bir de isimler geldikçe, paylaşmaya dair hevesim,  neşem nasıl katlanıyor, yüzümden kocaman gülücük olarak dünyaya taşıyor bir bilseniz…

Bu yazıyı kaleme almadan önce, bu ayki meditasyon senaryoları su oldu aktı içimde. Önce onları yazdım. Geleceğe dair umut ve neşe tohumları atmaya çok çok hevesliyim bu ay!

***

Her yeni ay, yeni başlangıçları destekleyen enerjiler taşır. Artık yıllardır okuya okuya bunu ezberlediniz, biliyorum. Bu ay 4 derece Kova burcunda oluşan yeni ayın, diğer tüm gezegenler, noktalar, yıldızlar ve evlerle yaptığı etkileşimleri anlamamız gerekiyor. 
Başlıyoruz.
Bu yeni ayın mesajları tertemiz ve umut dolu. 

Gelecek Nesillere Miras Bırakmak

Dünyayı daha güzel bir yer yapmak, insanlığın gelişimi, kendi yaşamını anlamlandırmak ve sonsuzluğun için gelecek nesillere ne bırakabilirsin?Ana sorumuz bu.

Sanatçı olanlar için bu soruyu yanıtlamak kolay. Bir kitap, bir resim, heykel, öykü, kalbe dokunan bir söz, bir bina…
Bir bilim insanı için yeni buluşlar, teknolojinin gelişmesine, bilime katkıda bulunmak…

Peki ya kendini sanatçı veya bilim insanı olarak nitelendirmeyen, sıradan insan ne bırakabilir gelecek nesillere?
Gelecek nesillere bırakacak neyin var kendini sıradan sanan sevgili okuyucum?

Fikirleri tetiklemek için ben birkaç örnek vereyim.

Ailesi olabilir insanın. Sevgiyle, ilgiyle yetiştirdiği çocukları olabilir. Sevgiyle yetişen nesiller miras bırakabilir insan. Geleceği şekillendirecek çocukları yetiştirebilir bir anne. 

İnsanlığı iyileştirecek, şifalı yemekleri yapabilir bir aşçı. 

Düşünmeyi, sorgulamayı öğreterek, merak etme, okuma hevesi yaratarak aydınlık beyinler yetiştirebilir bir öğretmen. 

İlaçların değil, sağlıklı yaşam koşulları yaratmanın insanlığa şifa vereceğini anlatabilir, öğretebilir bir doktor. 

Aşkı, sonsuz sevgiyi, özen göstermeyi ve derinleşmeyi dibine kadar yaşayıp, önce kendilerini, sonra dünyayı güzelleştirebilir bir çift. 

Örnekler çoğaltılabilir. Ama önemli olanı verebildim bence: Yaratım denen şey sadece sanatla, bilimle sınırlı değil.
Yaratım sınırsız.
Gelecek nesillere bırakabileceklerimiz sonsuz. 

Kendini sıradan sana her insan, içinde koca bir evreni taşıyor.
Bize bunlar öğretilmedi, ondan inanmak zor geliyor. 

Oğlak Güneş Tutulmasından yani Aralık 2019’dan beri benzer temaları aktarıyorum. Çünkü, astrolojik etkiler üst üste güçleniyor. 

İnsan, hayatının anlamını, yaşama ve gelecek nesillere bırakabileceği mirası öyle bir günde yaratamıyor. 
Yaratacağımız miras her ne ise, tutarlı çaba istiyor. Kararlılık istiyor. Düzenli çalışma istiyor. Disiplin istiyor. Sabır istiyor. 
Kendi en iyi versiyonumuza ulaşmak, yapabileceğimizin en iyisini yapmak için ne gerekiyorsa yapmamızı, dağları tırmanmamızı istiyor. 
Full Oğlak burcu temaları farkındaysanız. 

Bu temaların sonuncusu ve en önemlisi, somut adımlar istiyor.
Düşüncede kalmayın. Adım adın, hareket edin.
Fiziksel bedenlerimiz uğraşsın, bir yerden bir yere gitsin gerekiyorsa. Yaratım için fiziksel efor sarf edin.
Düşüncede kalmayın. 

Korku bitti!

Tüm bunlar sert, acı verici, korku ve endişe dolu olmayacak. 
Korku bitti!

Geleceğe miras bırakacağınız o büyülü, güzel yaratımlar düşük enerji frekanslarında yaratılmaz. Sevgi, heves, tutku, canlılık, neşe frekanslarında yaratılır. Oğlak’ın karşısındaki Yengeç bize tutulmalarla bunları anlattı. Çaba deyince sertleşme. Yumuşaklık, şefkat, kucaklayıcı ve besleyici olmak, dişil olan kazanacak. Bu çok önemli bir detay! Kazanan olmak istiyorsan bu paragraftaki nitelikleri bir daha oku lütfen. 

Yukarıda bahsettiğim frekanslar yaşamınızda yeterince yoksa, bunları yeterince deneyimleme sorumluluğunu almanız gerekiyor. Frekansınızı yükseltme sorumluluğunu alın. 

Temiz beslenin, egzersiz yapın, doğada vakit geçirin, meditasyon yapın (bizim meditasyonlarımıza gelin, spotify’daki meditasyonlarımı dinleyin:) ), frekansınızı yükselten kişilerle yaşamınızı paylaşın…
Özetle, frekans yükseltme meselesini önemseyin. Araştırın. Öğrenin. Bir şeyler yapın. 
İnsanlık, frekansı yükseldikçe ilerleyecek ve yükselecek. 
Yaşama, frekansınızı yükselterek katkıda bulunun. 
Frekans konusu çok büyülü! Konuyu saptırmaya kesinlikle değerdi! Konumuza dönelim. 🙂

***

2020’nin ilk ayı bitecek,  ben hâlâ ne yapacağımı, ne yaratacağımı bilmiyorum.” diyenler var bir de.
Eğer bu gruba dahilsen lütfen kendine kızma.
Frekansını düşürme kızarak. 

Bu gruba net bir sözüm var: Aslında ne yaratacağını biliyorsun.
Ama taşlar henüz yerine oturmadığı için idrak edemiyorsun. Herkes gibi sen de çoktan bu yaratım enerjsiyle sarıp sarmalandın.
Bir tohumun içinde, neye dönüşeceğinin tüm bilgisi vardır.
Senin içinde de var!

Aklına bir şeyler geliyor olabilir ama şimdi sana vereceğim ipuçlarını takip etmeni isteyeceğim. 

Ne demiştik? Enerjiler sevgi, merak, heves, neşe ve canlılığı vurguluyor. Bunları hissettiğin yerlere yönel. Minicik bir sohbet, bir mekan veya okuduğun bi satır sende bu hislerden en az birini tetikliyorsa bunu önemse, arkasından git. Merak et. Araştır. Çabala. Tohum küçücük bir şeydir malum. Yine de yıllara meydan okuyacak asırlık ağacı ve ormanı yaratabilir. 

Eğer arzuların, yoksunluk duyduğun, kaygı, korku veya karamsarlığı yoğun hissettiğin alanlarda ise dikkat. Yoksunluk duyduğun o alanda hissettiklerin frekansını düşürdüğü sürece, orada en büyük eserini veya arzularını yaratamazsın. O alanı veya konuyu odağından bir süreliğine çıkar. Bir şeyi odağından çıkarmak, yerine yeni bir şey koymakla mümkün.

Odağını sevgi, neşe, heves, merak hissettiğin alana çevir. Doğru yolun orada. Hislerin sana boşu boşuna rehberlik etmiyor; onları dinle. 

Direnmeyi bırak. Frekansını düşüren alanları düşünüp durmayı, oralarda çektiğin yoksunluğa isyan etmeyi, enerjini o alana dair konuşmaya ve savaşmaya harcamayı bırak.
Orası senin beslenme alan değil, en azından şimdilik

Odağını iyi hissettiğin alana çevirmek seni değiştirecek.
İşte bu değişim, acılı değil, tam tersi mutluluk ve anlam dolu.
Bunun için çabalamaya değer. 

Senin için doğru alanı bulduğunda kaygılar ortadan kalkacak.
Belki, boyundan büyük işlere kalkıştığını düşüneceksin.
Olsun, çabalamaya devam et!

Önce kendine, sonra tüm insanlığa katkın olacak. Yaşamının anlamını bulduğunda, geleceğe miras olarak ne bırakacağın derdi kalmayacak. Yaşam senle inşa olacak ve akacak.
En büyük eserlerin ve yaşama katkın kendiğinden, hevesle akacak. 

İşte Kova yeni ayının bize çizdiği tablo bu. 
Geleceği yaratan mı olacaksın?
Ait olmadığın, seni zehirleyen alanda kalmaya direnen mi?
Hangisi hafif hissettiriyor?
Cevapları verdiysen, düşüncede kalma, harekete geç. 

Sevgiyle,
Burcu Akçimen
20 Ocak 2020, İstanbul

Ay Tutulması Etkileri ve Tavsiyeler

burcu akçimen astroloji yazar yeni ay etkileri

Ay Tutulması, 10 Ocak gecesi, İstanbul saati ile 22:22’de Yengeç burcunda gerçekleşecek.

Tutulmanın karşısında, Oğlak burcunda dört tane gezegen yan yana duruyor. Burada güçlü bir enerji birleşimi var. Lütfen 10 Ocak gecesini hedef almayın. Bu enerjiye çoktan girdik. İçindeyiz. Uzun süredir (2019 yılının büyük bir bölümünde) benzer etkileri anlatıyorum.
Hâlâ hayattayız ve ilerliyoruz. Neden böyle söylüyorum?
Bu tutulmaya dair, herkes bir şeyler söylüyor. Şu ana kadar pek çok şey okumuş olabilirsiniz. Ben de okudum, duydum. Üzülerek görüyorum ki yorumların çoğunluğu korku pompalıyor. Yüzeysel ve gerçeklikten uzak. Astrolojinin temel amacı insanı güçlendirmektir. Vizyon vermek, ilham vermek, destek olmaktır.

Lütfen bu amaçların dışında kalan, yüzeysel ve korku dolu, iç karartan yorumlardan kendiniz koruyun. Frekansınızı yüksek tutmanız çok önemli. Çünkü frekansınız yaratıyor. İyi, güzel, şifalı, bereketli, başarılı diye nitelendirdiğimiz şeyleri yüksek frekanslarda yaratıyoruz.
Düşük frekanslarda iken, düşük frekanslı yaratımlar yapıyor; korku, endişe, panik, dağılma, kaybolmuşluk, boşluk hisleri ile mücadele ediyor, bedenen, zihnen, ruhen hastalanıyoruz. Yaratıcı ve üretken tarafımızı baltalıyoruz.

Her gün seçimlerimizi yaşıyoruz.
Küçük kız/erkek çocukları gibi elimizden tutulup bir yerlere zorla sürüklenmiyoruz.
Yetişkiniz, kendi seçimlerimizi yaşıyoruz.
Yetişkin değilsek de artık olalım, değil mi? 🙂

Frekansınızı yükseltmeniz ve korumanız çok önemli!

Haberlerden, medyadan, sosyal mecradan, sizi hasta eden ortamlardan ve kişilerden kendinizi korumanız çok önemli.
Bedenen, zihnen, ruhen frekansınızı yükselten şeylere yönelmeniz çok önemli.

Bu alanda yazılmış, Rezonans Kanunu isimli kitabı okumanızı tavsiye ederim. Daha okurken bile insanın frekansını yükseltiyor.

Bu kitapta detaylıca anlatılan frekans yükseltici müzikler ve enstrümanlar uzun süredir ilgi alanımda. Bu alanda epeyce okudum, araştırdım, eğitimler aldım. Astroloji, yoga, meditasyon uzmanlığımla bunları harmanladım ve 2015 yılından beridir hayalim olan Ses Şifa Meditasyonları yaptırmaya bu tutulma ile başlıyorum. Katılmak isterseniz 11 Ocak Cumartesi saat 14:30’da BodyFit Nişantaşı’nda. Detayları burada.

Peki etrafta neden bu kadar korku enerjisi var?

Değişiyoruz, dönüşüyoruz. Her gün, adım adım.
Bir bebeğin büyümesi gibi, hepimiz, her gün büyüyoruz.

Bizi yönlendiren bir hayat var. Kendimiz olmaya, doğru olmaya, özümüzden geleni yaratmaya doğru bir yönlendirme bu. Yoldan saptığımız, hata yaptığımız, özümüzü duyamadığımız zamanlar elbet var. Bu zamanların arkasından, tekrar doğru yola dönmek için bir şeyleri farklı yapmak, değiştirmek zorunda kalıyoruz zaman zaman.
Her şeyi kendimiz olmak, kendi özümüzden gelene sahip çıkmak için yapıyor olsak, hayat neşe, keyif, canlılık ve hevesle dolu olurdu. İçimizi dinlemiyorsak bu yolu bulma konusunda sallatılar yaşamamız normal. Kendimizi dinlememiz bu nedenle çok kıymetli.
Yolumuzu bulana kadar denemeye, hata yapmaya ve değişmeye mecbur olmak da normal, değil mi?

İçinde bulunduğumuz astrolojik etkilerin bize en temel mesajı, uzun süredir kendimiz olmaya, özümüzden gelene sahip çıkmaya dair.
Kendi özgünlüğümüze, peşinden hevesle koşacağımız şeylere sahip çıkma, dümeni onlara yönlendirme zamanlarındayız. Epeydir bu etkilerin altındayız.
Kendimizden daha büyük olan, hayata bırakacağımız harika eserlerimizin yaratımına girdik bile.
Yaşamın bizim için kolay ve neşeyle aktığı, kalbimizin mutlulukla titreştiği alanları, mekanları, konuları ve kişileri bulma ödülüne ulaşmak için arayıştayız, yaratımdayız. Kurulum yapıyoruz. Kendimize çekidüzen veriyoruz. Küçük küçük değişiyoruz.
Eğer bunları yapmıyorsak bunalıyoruz, boşluğa düşüyoruz. İllüzyonların cehenenneminde yanıyoruz.
Lütfen korkmayalım artık.
Dolaştığımız yerler korkuyu mu besliyor? Sevgiyi, hevesi mi besliyor?
Bu basit soruların cevabı, hafiflik hissi, bize nereye yönleneceğimizi söylüyor.

***

Değişime, dönüşüme bakışımızda kollektif olarak bir korku var. Bir yerde kollektif bilincimize, değişimin kötü ve korkulması gereken bir şey olduğu aşılanmış. Değişim, kayıp ile, üzüntü ile, yıkım ile eşleşmiş.
Bir yerde bir yanlış anlaşılma olmalı.
Her gün değişirken, dönüşürken, ilerlerken neden bu korku?
Ne olmasından korkuyoruz?
Korkularımız gerçek mi? Eğer şu anda ve gerçek ise, ona dair yapılabilecek şeyler mutlaka olmalı. Elimizden geleni yapıyor muyuz?

Asıl sorun, illüzyonik korkularımız olmasında.
Asla gerçekleşmeyecek şeylere dair korku, endişe, panik içinde yaşamanın sonu yok.
O hal bir cehennem.
O hal insanın içini çürütüyor.
Sizi endişelendiren, korkutan, iç dünyanızı allak bullak eden şeyleri yazmanızı veya bir yakınınıza tüm açıklığı ile anlatmanızı tavsiye ederim. Yazdıklarınız ve anlattıklarınız absürd geliyorsa, bilin ki illüzyonlar içindesiniz ve yaşamınızı karartıyorsunuz.
Orada daha fazla kalmayın, çıkın.
Enerjinizi, vaktinizi frekansınızı yükseltmeye harcayın. Lütfen!

Buraya kendimiz olmaya, parlamaya geldik!

Ben tutulmanın yoğun enerjili etkilerini içsel olarak yorumluyorum. Yavaş ilerleyen Satürn ve Plüto ile konuşan bu etkiler, bize evet değişimi ve kökten dönüşümü anlatıyor.  Ama bu değişimi, dönüşümü kendi ellerimizle biz yaratacağız. Aniden başımıza felaketler yağmayacak.

OLAN var sadece. Gerisi bizim yorumumuz.
OLAN oluyor. İçerisi karanlıksa yorumumuz karanlık, içerisi aydınlıksa yorumumuz aydınlık, gözümüz ve kalbimiz fırsatları yakalayıp takip etmeye açık oluyor.

İçerisi değişince dışarısı da değişiyor.
İçerisi temizlenince, dışarısı da temizleniyor.
İçerinin frekansı yükselince, dışarıda frekansı yüksek olaylar ve kişiler hayatımızıa giriyor.
Mıknası gibiyiz. Çekiyoruz.
Mıknatıstan farkımız, neysek, onu çekiyoruz.

Lütfen korkmayın! Korkuya kapılınca derin nefesler almayı hatırlayın.
Derin nefesler, evet çok basit, ama çok etkili; bedeni, zihni, ruhu rahatlatıyor.

Bugünlerde niyetiniz, size ağır geleni bırakmaya dair olsun.
Kendinizi sabote ettiğiniz düşünceleri, sözleri, tutumları yakalayın.
Size iyi gelmeyenle karşılaştığınızda, her zamanki tepkilerinizi vermek yerine değişik bir şey yapın.
Değişim dümeninin koltuğuna siz geçin. Değişimi, dönüşümü başlatan siz olun.
Dümenin koltuğunda olmak, illüzyonik korkuları da yok edecek.
Parlamaya geldiğimiz şeyi yapmaya, o alanda olmaya çevirin dümeni.

Özetle…

Korku, endişe, kaygı zehirli…
Acı çektirerek, yavaş yavaş öldürüyor insanı.
Lütfen frekansınızı yükseltmek için sorumluluğu ele alın.
İçiniz ne kadar ferah ve temizse, hayatınız da öyle oluyor.

Lütfen artık değişim, dönüşüm sözcüklerinden korkmayalım. Bebek değişiyor, dönüşüyor ki yürümeye ve konuşmaya başlıyor. Her şey doğal akışında, rahatlıkla yapılabilir.
Artık rahatlama, bolluk kafasına, bakış açısına geçmemiz gerekiyor. Bunun için de frekansımızı yüksek tutmaya odaklanmamız gerekiyor.

Korku ve kaygı ile direnmeye çalışıyor, durduğumuz yerde durmaya çalışıyor, her şeyi kontrol etme kaygısına düşüyor ve yıpranıyoruz.
Dünyada olan biteni sadece izliyorsak, üzülüyor, kızıyor, kendi frekansımızı düşürüyoruz.
Lütfen yapmayın. Duyarsız olun demiyorum. Yapabileceğimiz daha iyi, katma değerli, yapıcı olmaya yönelik şeyler var.

Kendini gerçekleştiren her insan hayata ve tüm insanlığa hediye.
Bir kişinin frekansı yükselince, onun çevresi bundan katlana katlana etkileniyor.
Gelin, değişimi başlatan olalım.
Kendimize, yükselmeye ve yaşamı aydınlatmaya odaklanalım.
Bir insan, çok şeyi değiştirebilir.
Buna odaklanmakla başlayalım.

Sevgilerimle,
Burcu Akçimen
9 Ocak 2020, İstanbul