Güneş Tutulması Öncesi ve Sonrası Etkileri – Oğlak Burcunda Yeni AY

gunes-tutulmasi-etkileri-astrolji-astrolog-burcu-akcimen

Yılın son günlerine denk gelen bu Güneş Tutulması / Oğlak Yeni Ayı, bir devrin sonunu ve bir devrin başlangıcını simgeliyor.
Artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacak.
Bunu iyi anlamda söylüyorum.
Vizyonumuzu oluşturma, ona tutunma ve kendi özgünlüğümüzün büyük eserlerini verme zamanlarına giriyoruz.
Bitişler ve başlangıçlar net çizgilerle ayrılmış değil.
Birbirine girişim yapmış halde.
Çoktan her şeyin içine girdik bile.
Geçmişin yüklerinin büyük kısmını geride bıraktık bile.
İdrak etmemiz an meselesi.

Güneş tutulmasına kadar olan günlerde, zamanı ve oluşan enerjiyi verimli kullanmak adına, odaklanmamız gereken şeyler var.
Bu yazının bu kadar erken gelmesinin sebebi bu.
Haydi okuyalım.


İçinde Bulunduğumuz Günlere Dair…

Kendinizi durgunlaşmış veya durulma, dinlenme ihtiyacında hissediyor olabilirsiniz.
Bir gün çok iyi, bir gün çok karanlık, bir gün agresif, bir gün müthiş yapıcı ruh hallerinde dalgalanırken bulabilirsiniz.
Bunlar normal.

Günlerin karanlığı artarken, bizlerin de bedeninde su elementi artıyor.
Su dalgalı; durulmak ve berraklaşmak istiyor.

Su elementi, derin düşünme, algılama, idrak etme ile ilgilidir.
Sorgulamayı, anlama ihtiyacını getirir.
Su elementi arttığında aşırı hareketli olmak istemeyiz.
Böyle zamanlar durma, sindirme, olma ve derine dalma zamanlarıdır.
Her daim YAPMAK peşinde koşmak, hareket halinde kalma gerekliliği hissetmek bünyeye yerleşti ise, böylesi durulma zamanlarında insan zorlanır; durumu garipser.
Durulmaya izin veremez.
Hareket etmek istemeyen bedenine içerler, kendine kızar, suçluluk duyar.
Bu günlerde böyle deneyimler yaşıyorsanız, sözüm size.
Biraz durmanın, içe dönmenin zararı yok, faydası büyük.

Boş zamanlarınızı doldurma gayretini bırakın.
Boş zamanlarınız boş kalsın.
Kendinizi sosyal aktivite ve kişilerle doldurmaya çalışmayın.
Bedeniniz açsa besleyin, yorgunsa uyuyun, sıkıştıysa esnetin.
Boş zamanlarınızı durarak, günlük yazarak, kendinize dönerek, kendinize bakım vererek geçirin.
Çünkü bu aralar yapmanız gereken en önemli şey sindirmek.

Sindirmek, faydalıyı ve zararlıyı ayıran en önemli, değerli mekanizma.
Neyin sizle kalacağına, içinizde/hayatınızda neye yer olmadığını ayrıştırmak için, kendinize zaman ve alan vermeniz gerekiyor.

Uzun süre gökyüzündeki Satürn, Pluto, Güney Ay Düğümü etkileşiminin güçlü yönlendirmeleri ile uğraştık. Geçmişle bolca hesaplaştık.
Güvendiğimiz dağlara karlar yağdı, kendimizi dağsız da oldurmanın yollarını aradık.
İlişkiler yıkıldı.
İçimizdeki kaleler yıkıldı.
Koskoca yaşam direklerimize, güvencelerimize, yıllar içinde kurduklarımıza veda ettik.
Ayakta kalma, yeniden başlama, hayata tutunma mücadeleleri verdik.
Yorulduk, yıprandık, değiştik.
Son iki yılınızı hatırlayın.
Son iki yılda kat ettiğiniz yola bakın.
Hayatınızdaki, çevrenizdeki, ilişkilerinizdeki, kendinizdeki değişimlere bakın. Ne demek istediğimi netlikle göreceksiniz.


Kendi Cehennemini Yaratan İnsan 

Alışkanlıklarımız yıkıcı, ezici veya sabote edici ise dünya hayatındaki cehennemimizi kendi kendimize yaratırız.
Her günümüzü sabote edip, güzelim hayatlarımızı tam bir işkenceye çevirebiliriz.
Rüya gibi bir hayatı, tatminsiz, mutsuz, yüzeysel, boşluk ve anlamsızlık hisleriyle yaşayıp çöp edebiriz.
İşin kötü yanı, bunlar gayet bilinçsizce yapılır; alışkanlıktır.

Alışkanlık denilen şey çok güçlüdür. Fark etmesi, değiştirmesi zaman alır. Ciddi bir kararlılık gerektirir.

Tutulmaya kadar olan dönem, kendimizi ve ilişkilerimizi sabote eden bu alışkanlıkları fark etme ve tanımlama dönemi.
Fark etmek tek başına yetmiyor, dikkat.
Netlikle tanımlamalısınız!

Tanımlamak bir beceridir.
Haset ve kıskançlık; hırs ve azim farklı şeylerdir.
Tanımlama becerisi, bu ince farklılıkları, detayları gözeterek yapmak demektir.

Bu yazıyı yazarken ana temayı bir paragrafta verebilir ve bırakabilirdim. Ama yapmadım.
Enerjiyi tüm detayları ile anlamak için detaylı tanımlanmış bir yazıdan daha fazla faydalanabileceğinizi biliyorum çünkü.
İşte tıpkı bunun gibi, kendi alışkanlıklarınızı, sabote edici tavırlarınızı uzun uzun, detaylıca tanımlamalısınız.
Bu kişisel bir çalışma.
Bir terapist yardımcı olabilir, ama sizi durmaksızın teselli edebilecek, pohpohlayacak bir dost yardımcı olamaz.

Konu ciddi. Oğlak enerjisi işleri bunlar.
İhtiyacınız olan kaçınmak veya teselli değil.
İhtiyacınız olan, zaten hayatınızın göbeğinde olan alışkanlıklarınızı, kalıplarınızı, ayakları yere basan bir gerçeklikle tanımlamak, kabul etmek.
Bunu, gününüzü tamamen doldurup, koştururken yapamazsınız.
Durup, sessizleşip, sindirmeye izin verince yapabilirsiniz.

Gökyüzündeki büyük enerji, derinlerde, karanlıklarda yatan yaralarımızı şifalandırmamız için büyük bir fırsatlar sunacak.
Fırsatları yakalamak için hazır olmanız gerekiyor.
Bu günler hazırlık günleri. Ödevinizi yapın!
Yoksa, yanınızdan geçip giden fırsatı fark etmezsiniz bile.

Böylesi dönemlerde insanın kendine dönmesi, meditasyon yapması, terapi alması, geçmişin yüklerinden kurtulma çalışmaları yapması çok çok faydalıdır.
Kişisel olarak, yılın en çok meditasyon yaptığım günlerindeyim.
Şifalı etkilerini gördükçe hevesleniyor ve heyecanlanıyorum.
Özellikle, yeni denediğim bazı tekniklerle çalışmak bana çok iyi geldi.
Bunları 26 Aralık Perşembe günü, BodyFit Nişantaşı’nda yaptıracağım Güneş Tutulması Meditasyonunda paylaşmak için sabırsızlanıyorum.
Kendinize bu şifayı sunmak isterseniz, katılım detayları burada.

Güneş Tutulmasının Ardından….

“Geçmiş geçmişte kaldı. Artık önüme bakacağım.” demek her zamankinden daha kolay olacak.
Geçmişten taşıdığımız ağır yükleri bırakmak ve enerjimizi verimli alanlarda harcamak konusunda daha kararlı olmaya başladığımızı hissedeceğiz. Bu harika!

Yukarıda uzun uzun bahsettiğim, sindirme, anlama ve tanımlama sürecinden gelen farkındalıklarınızla, kendinizi ve ilişkilerinizi şifalamanız şaşırtıcı şekilde hızlı olabilir.
Yaşamınızın birden fazla alanında hızla olgunlaşan meyvelerini görebilirsiniz.

Tutulmanın ardından, yeni girişimlere yönelme, yeni başlangıçlara odaklanma zamanı gelmiş olacak.
Geçmiş yükleri bırakmanın hafiflemesi ile artık vizyonumuza tutunmak, o yolda yürümeye kararlı olmak bu tutulmanın bize en destek sunan halleri.

***

Uzun zamandır sessizce, kapalı kapılar ardında, sabırla hazırlandıklarımızı, beklettiklerimizi ortaya çıkarmak için kendimizi halen hazır hissetmeyeceğiz. Olsun.
Artık ortam, ortaya çıkmaya müsait.
Hazır hissetmesek de artık görünür olmak, somuta dökmek, ortaya çıkmak için doğru zaman gelmiş olacak.
Daha fazla beklemek anlamsız, gereksiz.
Uzmanlaşma ve kalite artışı, deneyimle, zamanla gelecek.
Yaptıkça daha kolay yapabilir hale geleceğiz.
Zamanla derinleşeceğiz.

Tutulma ardından, kararlılıkla çabaladığımız, ödevimizi yaptığımız, sorumluluktan kaçmadığımız alanlarda hayatlarımız parlayacak.
Disiplinli olmanın, çabada olmanın meyveleri büyük olacak.Kendimize inandıkça yollarımız açılacak; gücümüz artacak.
Yılmadan, sabırla, azimle çalışacağız.
Dönüşeceğiz, dönüştüreceğiz.
Yolculuklarımıza yeni insanlar eşlik etmeye başlayacak.
Gelişeceğiz, çokça öğreneceğiz.
Bunlar Oğlak’taki bilge Jüpiter’in meyveleri.

Hevesle, istekle çabalamanın tadı bambaşkadır;sıkıcı değildir.
İnsanı güneş gibi parlatır, yaşamla doldurur.
Disiplin, sabır, azim, çalışmak zorlu kelimeler ve durumlar değildir her zaman.

Eğer istediğin yolda yürüyorsan, bunu biliyor ve hissediyorsan, her çaba yaşamı renklendiren bir dansa dönüşür.
Burada önemli nokta, kendi yoluna, vizyonuna, olmak istediğin kişiye yatırım yapman. Bunun için de hooop döndük mü başa?
Önce sana ait olmayan, sabote eden, yıkan alışkanlık ve tutumlarından sıyrılman, hafiflemen gerekiyor.
Hafifle, boşluklar yarat ki vizyonu anlayabil, oluşturabil.
Hafifle ki vizyonuna tutunabilecek enerjin, uzun yol yürüyecek gücün olsun.

***

2019 acayip bir yıldı. Bu yılda çokça ÖĞRENDİK.
Çoook yorulduk!” diyenleriniz de çok biliyorum. Ama en çok yol kat edenler de o çoook yorulanlar oldu.
Siz en iyisi tutulmaya kadar güzelce dinlenin.

Güneş Tutulması sonrası…

Artık önümüzdeki yol, kendimizden daha büyük bir şey yaratma yolu. Kendimize ve dünyaya katkımızı arttırma, kendimizi şifaladıkça dünyayı şifalama yolu…

Artık daha çok birey, kendini keşif yolunda kararlılıkla ilerliyor.
Ezberler bozuluyor.
Korku azalıyor veya daha yönetilebilir bir hal alıyor.

Bu güneş tutulması bizlere bilgeliğin, özüyle bağ kurmuş, pırıl pırıl insanlığın gücünü tekrar kazanacağını müjdeliyor.
Kollektif bilinç hızla yükseliyor.
Daha çok kişi kendi ışığına yaklaşıyor.
Kendi ışığına yaklaşan, pırıltısı artan her bir insan, dünyayı daha güzel bir yer yapmaya katkıda bulunuyor.

Umuyorum ki tutulma öncesi günlerde kendini dinlemeye, anlamaya, derinleşmeye, dinlenmeye, enerji depolamaya vakit yaratırsınız.
Hafifleyip pamuk gibi olursunuz.
Sonrasında yolumuz uzun ve yaşam dolu!
2020 çok dolu bir yıl olacak!

Sevgilerimle,
Burcu Akçimen
17 Aralık 2019, İstanbul

Yay Burcunda Yeni Ay ve Etkileri

burcu akçimen astroloji yazar yeni ay etkileri

Sıkıntılı günler geride kaldı.
UMUT dolu bir yeni ay kapıda. 
Salı akşam saatlerinde Yay burcunda yılın en pozitif yeni ay doğacak.

İçimizin sıkıldığı, duygularla baş etmenin, içerdeki sıkıntıya tahammül etmenin zor olduğu günler geçirdik. Kimimiz sıkıntının sebeplerini dışarıda gelişen olaylara bağladı. Kimimiz sıkıntıya bir sebep bulamadı, öylece katlandı. 

Bir yanımız bir şeylerin değişmesi gerektiğini söyledi durdu. Bu hali dinledik veya görmezden gelip kendimizi oyalayacak başka şeyler aradık.

İki tip gruptuk bu süreçte:

Birinci grup: Ne istediğini bilmeyenler.
Görmezden geldikleri çokça şey vardı; içlerinde ve dışlarında.
Sorumluluk almaktan çekindiler.
Bahaneler buldular. Suçluyu dışarıda aradılar. Söylendiler, sövdüler.
Her günlerinin içerisinde sıkışıklık vardı. 
Sıkışıklığın kaynağını göremediler.
Özgürleşmek istediler. Ama neyden özgürleşmeleri gerektiğine emin olamadıklarından, karar alıp ilerleyemediler.

Bu gruba önemli bir tavsiyem var: Sıkışık hissettiğin anları, o anlarda zihninden geçen konuları ve duyguları fark et. Bunlardan kaçmayı bırak artık. Görmen gereken her ne ise görme vaktindesin. Kafasını kuma gömen devekuşu misali saklanma çabası, sadece insanın kendisini kandırmasından ibaret.

Gelelim ikinci gruba…
Ne istediğini bilenler veya ne istediğini bildiklerini sananlar grubu
Kafalar yorgundu, iç dünya sıkışıktı burada da… 
“Ne yapsam olmuyor!” hissi vardı.
Oldurmaya çalıştılar. Olanlar yetmedi bu gruba. Büyük adımlar atmak istediler. Sonuç istediler. Sonucu da hemen, şimdi istediler. Onların sıkışmışlıkları da yavaş geçen zamandan ve acıdandı.
Acının sebebi ise, sorumluluk almaları idi.
Yüzleşme cesaretini, cüretini göstermeleri idi.
Aferim size!

Bu gruba en önemli tavsiyem şu: Devam edin, pes etmeyin. Geriye dönüp baktığınızda ne kadar yol aldığınızı görebilirsiniz.
Kendinize yakınlaşma, tanıma, tanımlama çabasından vazgeçmeyin.
Derinde yatan köklere yaklaştıkça çözülüyor her şey.
Biraz daha sabır.

Yukarıda bahsettiğim her iki grup da kendini, bir hayatta kalma mücadelesinin ortasında gördü kısa aralıklarla. 
Şimdi ise yapılacak en güzel şey geri çekilmek. 
Düşünmek.
Sakinleşmek. 
Kendini dinlemek. Biriktirdiğin kabukları katman katman çözmek.
Herkes, kendi hazinesini çok derine saklıyor.
Öyle derine saklıyor ki kendisi bile göremez, hissedemez hale geliyor.

***

Artık o sert havalar geride kaldı.

İçeriden yükselen yumuşak, zarif bir his, bir ses var artık duymaya başlayacağımız. Bir şeyler değişecek evet. Ama bu sefer ‘yapmam lazım, mecburum’lar yok. İçten gelen bir heves, bir istek, kalbin yumuşak sesi var.

Bazı şeylere yönleneceğiz. Öğrenmek, öğretmek, keşfetmek, bilgelik, olgunluk ve anlayış içeren şeyler. 
Belki neden o konulara/alanlara çekildiğimizi bilemeyeceğiz. Olsun, bilmeyelim. İçimizde ufacık bir his ‘Evet, oraya doğru git.’ diyor. Dinleyelim o sesi. 

Bazı karşılaşmalara, gelişmelere tesadüf diyeceğiz. Olsun varsın. 
Tesadüf denilen şey, yaşamın bilgeliğinin yönlendirme tabelaları. Doğru yolda olduğumuzun işaretleri bir nevi. Takip edelim. 

Günlük rutinlerimize, alışkanlıklarımıza ufak şeyler ekleyeceğiz. O ufaklar birikecek ve bizi bugün tahmin bile edemeyeceğimiz güzelliklere taşıyacak. 
İşte bunu hissettiğimizden belki, yeni olana, kalbe umut verene iç rahatlığıyla yönleneceğiz. 

Önümüzdeki dört hafta, bol bol okumak, sessiz, kendimizle baş başa vakitler yaratmak, hayaller kurmak, meditasyon yapmak çok kıymetli. 
Bunlarla geçen her bir dakika ilham, vizyon ve umut taşıyacak hayatlarımıza. 

Yeni ay, 26 Kasım Salı akşamı Yay burcunda doğacak. Bu taze ışık altında, astrolojil etkilere göre tasarladığım bu ayki Yeni Ay Meditasyonu ve Yeni Başlangıçlar Ritüelimizi yapacağız. 
Bu ayki uygulamalarımız, gönlümüzü hoş edeni duyabilmek ve umudu beslemek üzerine olacak. 

Katılmak istersen, BodyFit Nişantaşı’nda Salı akşamı saat 19:30’da buluşalım.
Detayları burada.

Beden, zihin, ruh bütünlüğü ve dengesi için çaba harcamak, bütünsel sağlığımızı düşünerek hareket etmek bu dört hafta boyunca çok değerli; hediyeleri çok. Kullanın derim. 

Yeni bir egzersiz rutinine başlamak, beslenme düzenimizi adam etmek, uzun süredir sıkıntı yaratan yorgunluk, hastalık ve psikolojik rahatsızlıkların etkisini azaltmayı/bitirmeyi, yeni, konforlu bir hayatın kapılarını aralamayı vaad ediyor. Bence harika bir vaat!

İçimizde bir şeyşer artık değişecek. Mecbur olduğumuz için değil. Bir şeyler hoşumuza gittiği için, bize iyi geldiği için kararlar alacağız. 
Bu sefer bu kararların arkasında sağlam durup, dibine kadar gideceğiz. 

İçerisi değişince, dışarıda her yer çiçek açar. 
Dünya gezegeninin işleyişi böyle.

Bu yeni ayda hoşunuza giden şeyi beslemeye, içinizdeki çocuksu merakı gıdıklayan şeylerin arkasından gitmeye niyet edin. 
Bu niyetin tatlı meyveleri olacak; hayatlarımızı canlılığa, neşeye ve pek çok güzel hediyeye taşıyacak.

Niyetten, eylem doğar. Oradan da tatlı tesadüfler. Unutmayın, her tesadüf, doğru yolda olduğumuzun habercisi. 

Tatlı meyveleriniz çok olsun diliyorum.🙏🏼
Sevgiyle & şifayla🌸

Burcu Akçimen
25 Kasım 2019, İstanbul

İyileşiyoruz! – Akrep Burcunda Yeni Ay ve Etkileri

akrep yeni ay ve etkileri astrolog burcu vurkac akcimen

Bu yeni ay net ve temiz bir başlatma enerjisi taşıyor.
Motivasyonumuza, kararlılığımıza kendimiz bile şaşırabiliriz.
Son derece UMUT verici.

Uzun süredir yazılarımda dönüşümden, değişim vakti geldiğinden bahsediyorum. Korku ile sarmalanmış bünyeler bunu yıkım olarak yorumlar diye hep bir tetikteyim. Aman diyim!
Adım adım, küçük küçük dönüşüyoruz, değişiyoruz.
Damlaya damlaya göl olur misali.
Korkma!

Bu yeni ay, dönüşüm yolculuğumuza güzel bir destek atıyor.
O yüzden umut verici.

Ben kimim?
En güzel BEN nasıl birisi?

Bu iki soru arasında gidilecek bir yol var.
Artık bu yolu kat etmeye daha bi gönüllüyüz.
Kararlı olmak biraz daha kolay.
Kendimize söz verip, sözünde durmak biraz daha kolay.
Durmayalım, karar verelim o zaman.

En güzel SEN nasıl birisi?

Akrep Burcunda Yoğunlaşan Enerji

Akrep burcundaki gezegen birikimi hepimizi puslu bir sis gibi sarmaya başladı. İç konuşmalar artıyor.

Dilin kemiği yok misali, iç sesin de kemiği, filtresi yok bu ara. Öfkemiz, sinirimiz, sivri, yıkıcı düşüncelerimiz kendimize yöneliyor olabilir.
Negatife çokça takılıyor olabiliriz.
Akrep enerjisinin yoğunluğundan bunlar. Aman dikkat!

“Birine duyduğunuz sevgi ve sinir doğru orantılıdır. En çok sevdiğiniz insana herkesten çok sinirlenirsiniz.” demiş Sigmund Freud. Doğruluk payı çok değil mi?

Belki yükselen negatif düşünceler, sinir, umutsuzluk hali, yaşamda en çok sevmemiz gereken kişiyi, kendimizi sevgisiz bırakışımızdan…

İnsan kendini NASIL sever?

Kendin ve kendi hayatın hakkında düşünüp kafa yorarak vakit harcadığın için suçlu hissetmemelisin. Psychology Today’de yayınlanan bir makaleye göre, özellikle kadınlar, kendilerine bu tarz vakitler ayırdıklarında kendilerini suçlu hissetme eğiliminde oluyorlarmış. Yaptıklarımız ile varoluşumuzu tanımlaya alıştıksak hele vay halimize…
Durmak, düşünmek, olmak halleri zor bile gelir.
Sen bana ne yapacağımı söyle de rahatlayayım.” diye yükseliyorsa iç ses okumaya devam edelim.

Sevdiklerimize, sevdiğimizi göstermenin yollarından birisi, onlara odaklı ve kucaklayıcı bir tutumla vakit ayırmak.
Kendini sevmen için kendine zaman ayırman, durmaya, düşünmeye izin vermen çok değerli.
Bilmek yetmiyor, YAPMAK gerekiyor.
Lütfen YAP!

Bu ayki yeni ay meditasyonumuzu, bu odakta hazırlıyorum.
Durmak, dinlenmek ve düşünmek istersen, yeni ay günü, 28 Ekim Pazartesi saat 19:30’da BodyFit Nişantaşı’nda buluşalım.
Detaylar burada.

Odaklandığın her şey büyür!

Nerede kalmıştık?
Hayatındaki negatif şeylere fazlaca odaklanmak zehirleyici, kötü bir alışkanlık gibi. İnsanı boğuyor. Yaşam enerjini tüketiyor. Hayatındaki negatif olayları, yaşadığın tatsızlıkları gereğinden fazla büyütüyorsan, çürüyorsun.
Unutma, odaklandığın her şey büyür!
Kural böyle.

Eğer başına gelen her şeyin ne kadar kötü olduğundan bahsedip duruyorsan veya düşüncelerinin yoğunluğu bu tarafta ise bi dur!
Her şey tamamen kötü olamaz. Bunun tersini gösteren kanıtlar bul kendine.
Hastalıklı olana, eksik olana, sana kötü hissettirene tutunmak bir alışkanlık.
Burayı dönüştürmek gerekiyor.
Bu yeni ayda buna gönüllü olmaya ne dersin?

Kolay değil, alışkanlık kırıyoruz sonuçta.
Ama dedim ya kararlı olmak bu ay bi tık daha kolay.

Yaşamında güzellikler dolsun taşsın istiyorsan, güzelliklere, güzelleştirmeye odaklan.
Odaklandığın her şey büyür!

İnsanlar yavaş yavaş inanmamayı, güvenmemeyi, sevmemeyi, kronik şüpheci olmayı öğrenir. Bu gerçekleştiğinde, artık ne yazık ki çok geçtir. İnsanların “tecrübe” dediği şey budur. Kalbiyle bağlantısını kaybetmiş bir insana tecrübeli denir.” demiş bir de Freud.
Akrep döneminde yükselen enerjiyi tek kalemde anlatıvermiş.

Gel, bu yeni ayla birlikte tecrübesiz olalım.
Yaşamın belirsizliğini sevelim.
Korkmaktan korkmayalım. Korkuyu da kucaklayalım.
Belirsizliklerin altında bekleyen hediyelerin varlığına daha çok inanalım.
Çünkü inançla başlıyor her şey, odaklanmakla büyüyor.
Odaklan ve SEV!

Çokça seviliyorsun, bunu da unutma!

Doğum Haritası Analizi

Böylesi yoğun enerjiler altında kendini anlamak ve zamanın, kendi doğum haritan üzerindeki etkilerini öğrenmek oldukça yol gösterici oluyor.
Doğum haritanı analiz etmemi istersen bana yazabilirsin: burcuvurkac@gmail.com
Kapsamlı astrolojik danışmanlık hizmetimle ilgili detaylı bilgi almak için burayı inceleyebilirsin.

Burcu Akçimen
22 Ekim 2019, İstanbul

Yeni Ay ve Etkileri

burcu akçimen astroloji yazar yeni ay etkileri

29 Eylül 2019 Pazar gecesi Terazi burcunda astrolojik yeni ay doğacak. 

Yeniye niyet etmek, karar vermek, değişmek, dönüşmek, ekim yapmak, başlamak için bir fırsat daha!

Ruhsal Hava Durumu

Kalpler kırık. Havada hüzün var. Nedeni belli değil. 
“Niye küskünsün? Neden solgunsun?” diye sorsalar…
“Bilmiyorum.” diyebiliriz sadece. 
Aslında bilmek istemiyoruz. 
Bilmekten kaçıyoruz. 
Kendimizle yüzleşmek istemiyoruz. 
Çünkü bilmek yetmiyor. 
Bildiğimiz zaman, BİR ŞEYLER YAPmamız gerekecek. 
Bir şey yapacak gücümüz kalmadı. Yorgunuz. 
Bilmemek daha iyi. Kaçmak daha iyi…
-mi acaba?

Neşe kalmadı. Keyifsizlik var. 
Yaprak döküyoruz sanki. Sonbahardan herhalde.
Ama biz ağaç değiliz ki.
İçimizde bir yer kanıyor. Parmak basan yok. Kanadıkça, azalıyoruz. Küçülüyoruz. 
Şifalı bir el uzansın istiyoruz. 

Doktora gitsek “Neyin var?” diye sorar. Şifalı el çıkıp gelse, sorsa neyimiz olduğunu…
Ne diyeceğiz?
Tanımlamak gerekiyor ki doğru yere parmağını bassın. Neyin acı verdiğini bilmeden onu şifalandıramayız.
Ama nasılsa şifalı bir el çıkıp bizi kurtarmaya gelmeyecek. Tanımlama zahmetine niye girelim ki?
Peki ya şifalı el yanı başımızdaysa…
Tanımlasak, o bizi duyup yardıma koşacaksa…

İnkar ettiğimiz, yok saydığımız parçalarımızı kabullenmekle başlayacak her şey. Eksik kaldığımızı, yetemediğimizi düşündüğümüz yerler acıtıyor. Böyle eksik halde sevilmeye layık değiliz sanıyoruz belki. Yanlış burada olabilir mi? Kusurlu mükemmelliğin, çokça sevilesi örnekleri olduğumuzu kabule geçmek nasıl olur?

Yeni Ay Neler Diyor?

Eli işte, gönlü oynaşta…” bir yeni ay doğacak. 

Tabirin doğrusu, ‘gözü oynaşta’ biliyorum. Ama bu yeni ayda gönüller açlığını ortaya döküyor. Gönül oynaşmak istiyor, paylaşmak istiyor, neşe istiyor, güzelliğe dair ne varsa önüne serilsin istiyor. Ama elimiz, aklımız işte. Başak döneminden taze çıktık. Her şeyi çokça ciddiye alıyoruz. Gereklilikler, zorunluluklarla yaşıyor; yaşamak istenilen hayatı erteliyoruz, öteliyoruz.

Yetemiyoruz sanki, yaptıklarımız az geliyor.
Baskılanmış hissediyoruz.
Dahasını ararken keyifler kaçıyor.
Dengeyi unutuyoruz. 
Oysa DENGE, huzurun anahtarı. 

Eskiden hayat su gibi akardı. Her şey daha bir kolaydı, hızlıydı sanki. Şimdi hayat kanırtıyor da kanırtıyor. Neden böyle?” diye düşünenler çok.  Mayıs 2020’ye kadar bu böyle. Astrolojik hava durumu nem yaptı. Paslanan, eski yapılar, tutumlar artık fazlaca kanırtıyor. 
Bu yeni ay, maalesef yine, bu yapılarla iş birliği içinde. Bir şeyleri gözümüze sokuyor. 
Dengede olmayan hayatlarımız alarm veriyor. 

Beden, zihin ve duygu durumundan en az birisi dengede değilse hayatı kendimize dar ediyoruz. Dengeye yürümemiz gerekiyor. 
Nasıl?

Çalışma dışarıda değil, içeride, kendimizle. 
Bir insan iyileştikçe, dengeye geldikçe, kendi hayatına da kollektife katkısı büyük oluyor. 

Öneriler:

Aşağıdaki önerilerim, önümüzdeki bir ay boyunca hayatlarımıza tatlı meyveler getirecektir. 
Ne kadar yaparsan, o kadar iyi!

  • Kendi üzerimizde çalışacağız. Frenkansımızı yükseltmek için bildiğimiz ne varsa yapacağız. Bilmek yetmiyor, YAPMAK her şeyi değiştiriyor. Ha bire kişisel gelişim kitabı okuyup, motivasyonel video izlemeyle olacak iş değil bu. Bilgi pekiştirmeyi bırakıp UYGULAMAYA geçmemiz gerekiyor.
  • Düzenli meditasyonu şiddetle öneriyorum. 
  • Bu ayki Yeni Ay Meditasyonumuzda çokça teknik paylaşacağım: 30 Eylül Pazartesi 19.30’da BodyFit Nişantaşı’nda. YAPMAYA bir yerden başlamak istiyorsan, mutlaka gel. Gelemiyorsan kendini zorla ve bir yerden kendin başla. 
  • Hayatımızdaki DENGE üzerine çalışacağız. Dengesi kaçmış alanlar, iç huzurumuza da saldırıyor muhtemelen. Abarttığımız alanları azaltıp, ihmal ettiğimiz alanlara bakım yapacağız. 
  • Kendimizi abuk sabuk karşılaştırmalardan ve negatif iç konuşmalardan koruyacağız. Kendimize karşı daha nazik olacağız. Hırpalayan iç konuşma ve düşünce akışlarına, yetişkince ve nezaketle müdahale edeceğiz. 
  • Herkesin hayatının pırıl pırıl olduğu, mutlulukla dolduğu illüzyonu ile dolu sosyal mecralarda saatler harcayıp, kendimizi kötü hissetmeye bir son vereceğiz. Bunun yerine bizi heyecanlandıran, neşelendiren, üretkenliğimizi arttıran ya da ilişkilerimizi derinleştiren, GERÇEK şeylere vakit harcayacağız. 
  • Yeni bir şeyler öğreneceğiz. 
  • Öğrendiklerimizin pekişmesi için RUTİN çaba göstereceğiz. 
  • Sanatla ilgileneceğiz. Sanatı anlamaya, öğrenmeye vakit ayıracağız. Bak o zaman hayatın kaybolan tadı nasıl da geri geliyor. 
  • İnsan tanıyacağız, ilişki geliştireceğiz. Sayısını değil, kalitesini, derinliğini önemseyip, buna yatırım yapacağız. 
  • Yeni ayın sembolü, içsel/tanrısal yaratım formülünü geliştirmeyi, iç görselleştirme üzerine çalışmayı öneriyor. 
  • Mutluluğa dair zorunluluk içeren inançları, öğretilmiş genel geçer kalıpları salıvermemizi; kendi mutluluk tanımımızı yapmamızı öğütlüyor. Bunun için de en pratik araç, sınırsızca hayal kurmak: “ Eğer NASILLARA TAKILMASAN ve her şey mümkün olsa, kendi hayatını hangi mutluluklarla doldururdun?” sorusu ile başlayıp hayaller kuracağız.  Belki üç dakika, belki bir saat… Bu hayallerin kalbimizde açtığı ferahlıkta nefes alacağız; ilhamda adım atacağız.

Ve aslında…
Her şey mümkün!
Huzurla & kolaylıkla…

Denge ve huzur dolu bir yeni ay diliyorum.
Burcu Akçimen
23 Eylül 2019, İstanbul

Başak Burcunda Yeni Ay ve Etkileri – 30 Ağustos 2019

Başak Burcunda Yeni Ay ve Etkileri – 30 Ağustos 2019
İşe yarar ve faydalı ne varsa, bu yeni ayda!
Geldik yılın en tatlı yeni aylarından birine: Başak yeni ayı.
Somut sonuç almayı, yaptığının faydasını görmeyi seven canlının yani tüm insanlığın yüzünü güldüren yeni ay, bu ay.

Özellikle 29, 30 ve 31 Ağustos günleri enerji çok güçlü.
Düzeltmek istediğiniz ne varsa DÜZELTEBİLİR,
İyileşmesini istediğiniz ne varsa ŞİFASINI bulabilir,
Çözülmesini istediğiniz konuların ÇÖZÜM yolları kendiliğinden belirebilir.
O zaman bu işaretleri okuyup, hızla üzerimize düşeni yapmak lazım değil mi?

Kendimizi kısıtlanmış hissedebiliriz.
Güllük gülistanlık hayatlarımız içerisinde şükretmek yerine, sürekli şikayet etmeye meyilli olabiliriz. Dikkat!
Bu kısıtlanmış sandığımız hayatlar, aslında bizi biz yapan ve sevdiğimiz, güvende hissettiğimiz, heyecan duyduğumuz hayatı yarattığımız, gayet güzel hayatlar olabilir.
Peki rahat mı batıyor? Neden böyleyiz?

Başak dönemi biraz böyle. Detaylıca açıkladım aşağıda. Okumaya devam.

***

Yeni bir alanda uzmanlaşmak isteyenlerin, doğru eğitimi ve kişileri bulmak, karar vermek ve başlamak için yılın en güzel zamanlarında olduğunu söyleyebilirim.
Araştırın, kalbinizin dilediği yola girmek için, öğrenmek için adım atın. Korkuya, belirsizliğe, negatif iç konuşmalarınıza prim vermeyin. Onlara rağmen ADIM ATIN!

Astrolojik açıdan bakınca, doğru zamanlama çok önemlidir. Emeklerinizin, faydalı ve işe yarar sonuçlar vermesini istiyorsanız, bu dönemi iyi kullanın.
ERTELEMEYİN!

Biz de BodyFit Nişantaşı’nda yeni sezon Pilates Eğitmenlik Programımızın hazırlıkları ile meşgulüz bu aralar. İçimdeki his, bugüne kadarki tüm sezonlardan daha parlak ve ben buna anlam veremiyordum. Meğer gökyüzü ile senkronizeymişiz. Bu enerji altında, bu yeni programa katılacak olanlar ne kadar şanslı olduklarını bir bilseler!!!

***

Bu yeni ay, bir egzersiz rutinine başlamak, yeni bir beslenme şekline geçmek için altın değerinde.
Tekrarlıyorum; bu yeni ayda başladıklarınızın faydasını net görürsünüz, yaptıklarınızın işe yaradığını çok geçmeden anlarsınız.

Bedensel olarak hafiflemek, temizlenmek ve şifa aramak için mis gibi zamanlar.

Yeni Ay Enerjisini Nasıl Kullanabiliriz?

Her yeni ayın enerjisi farklıdır.
Kullanmak için, önce neye hizmet ettiğini anlamak lazım.

Her yıl, genelde bir tane Başak yeni ayı olur. Bu yılki yeni ay her zamankilerden biraz daha güçlü. Başak temaları olan hizmet etmek, sağlık, egzersiz ve diyet rutini, detayların önemsenmesi, eleştirellik temalarını öne çıktığı gibi, iyice köpürtüyor.

Bu yıl, Başak yeni ayının doğduğu gün, Başak burcunda gezegen bayramı var. Bu durum, burcu Başak olsun veya olmasın herkesi etkiliyor.

Bu enerjiler altında hepimiz daha detaycı, eleştirel ve analitik olmaya başlıyoruz. Bu hallere de daha çok maruz kalıyoruz.

Özellikle sağlık, egzersiz ve diyet sektörlerinde işler daha titiz, daha iyi yapılıyor ve faydalar daha büyük oluyor. Kullanın!

Yeni ayın enerjisinden faydalanmanın en iyi yolu, yeni niyetlerinizi yazmaktır.
Kağıt ve kalem kullanmanız, bu ritüel açısından önemli. Çünkü somut dünyada meydana gelmesini arzuladığınız dileklerin, somut dünyaya ilk tohumunu atmak gibi düşünün bu işi.
Sanal tohumlar, somut meyveler vermeyebilir. 🙂

Peki ne yazacağız?
Zihnimizdeki gürültü çöplüğünü veya hayatın bize direttiklerini değil!

Gerçek özümüzden gelen, kalbimizden akan, ruhumuzun arzularını, kendi orjinal benliğimize neşe, canlılık ve heyecan katacak olanları yazacağız.

Bunların ne olduğunu anlamak için de kendimizi dinlemeye vakit ayıracağız.

İstanbul’da olanların her ay katılabileceği yeni ay meditasyonlarını 8 yıldır düzenliyorum. Ben bu ritüeli uygulamanın kendi hayatımda faydasını çok gördüm. Yıllardır etkinliğe katılıp faydasını gören yüzlerce kişi tanıyorum. Yeni aydan en doğru ve verimli şekilde faydalanmak için daha iyi bir yol bilmiyorum. Bu etkinlik 31 Ağustos Cumartesi saat 14:30’da, BodyFit Nişantaşı’nda. Ücreti 100₺. Tüm detayları burada.

İstanbul’da olmayanlara veya etkinliğe katılamayanlara önerim, Cuma akşamı veya Cumartesi tüm gün içerisinde, kendinize sessiz kalıp meditasyon yapabileceğiniz kesintisiz bir saat ayırın. Dinlenen, sakinleşen bir zihnin yaratım gücü yüksektir. Bilin, kullanın!

Ne Yaparsam Yapayım Yetmiyor!

Dedim ya bu aralar hepimizde Başak enerjisi yükseliyor. Bu halde, dikkatli olmamız gereken bir duruma işaret edeceğim.

Başak’ın mükemmeliyetçi yapısı, eleştirel olduğundaki sertliği ve tamam olanı değil de eksik olanı görmeye meyilli oluşu hepimizi sarıyor.

Yaptıklarımız yetmiyor gibi geliyor.
Ne yaparsak yapalım, hep bir yerlerde bir eksik kalıyor. Bu eksiklikler içten içe insanı kahrediyor.
Huzur kaçırıyor.
Birileri bir hata yapıyor ve bu mükemmel yapmaya çabaladığımız şeyi olumsuz etkiliyor.
Birinin bir hatası işimizi bozuyor.
Birinin bir hatası ilişkilerimizi bozuyor.
Her şeyi kontrol edememek sinir bozuyor.
Mükemmelleştirmeye çalıştığımı yapılarımızın, kontrol edemeyeceğimiz kişi ve parametrelerden etkilenmesi sinir bozuyor.

İşte buralarda dikkatli olmak gerekiyor.
Kapıldığımız sarmal zehirli.
TAMAM olan, YETERİNCE İYİ olan yapıları görmek ve takdir etmek yerine, eksiklere, hatalara odaklanmak insanı üzüntü ve sıkıntı sarmalında kahrediyor.

Mükemmel değiliz ve hiç bir zaman olamayacağız. Hep eksikler ve hatalar olacak.
Her şeyi, kontrol edemeyeceğiz.
Herkesi kontrol edemeyeceğiz.
Bunları mantığımız alsa da içselleştirmek, kabul edebilmek, uzuuun yıllar alacak.
Belki bu yoğun Başak enerjili dönem, bu anlamda yeni bir bakış açısını, tutumu sahiplenmeye niyet edebiliriz. Rahatlayabiliriz.

***

Yeni ayın Sabian sembolü Harem.
Basit, sade ve bence derin.
İçinde bulunduğumuz dönemin enerjisini, gökyüzünün mesajını güzel özetliyor.

Farkımızı ortaya koyma derdindeyiz. Kazanan olmak, beğenilmek, öne çıkmak, sevilmek ve kabul görmek istiyoruz. 
Sessiz bir yarış var adeta. Küçük detaylar, kazananı belirliyor.
Yüzeyde her şey sakin görünüyor. Ama derinlerde sular kaynıyor. Gözümüz sürekli eksik olanda, yoksun kaldığımızda…

Oysa hepimizin amacı aynı: Hayatta kalmak. 
Savaşarak hayatta kalabilirsin. Derin arzuların, çekişmelerin, gerginliklerin içinde boğuşabilirsin. 
Ama bir yol daha var. 

Kendi özgünlüğüne, yaşamın sana verdiği hediyeye, sadece sana ait olana sahip çıkabilirsin. Başkası gibi olmadan, çok güzel olabilirsin.
Kendin olarak öne çıkabilirsin. Parlayabilirsin. 
Bu yol daha huzurlu, daha keyfili, daha kalıcı.

Ama önce bulmalısın, bilmelisin.
Neyi mi?
Başkalarından farkını. 
Sadece sana ait olanı. 

Bu yeni ay, bunu bulmak, bilmek ve parlatmak için, hepimize ilhamla gelsin diliyorum. 
İlham da sessizliğin kardeşi, aklında olsun.

Burcu Akçimen
28 Ağustos 2019, İstanbul

Aslan Burcunda Yeni Ay ve Etkileri: RAHATLA!

burcu akçimen astroloji yazar yeni ay etkileri

Ağustos’ta, astrolojik yeni ay ile ay başı aynı gün. Ne güzel!
Yeni Ay Meditasyonumuzu 1 Ağustos Perşembe akşamı yapacağız. Astrolojik enerjiler, meditasyona, rahatlamaya ve kendini dinlemeye davet ediyor. Bu meditasyona katılmak için yılın en güzel zamanı, benden söylemesi…
Katılmak için detaylar burada.

Gelelim gökyüzünün mesajlarına…

Temmuz vurdu geçti. Çok kişi çok zorlandı. Zorluğun kendisi ayrı işkence, ne zaman biteceğini bilmemek ayrı işkence idi…
Ağustos yeni enerjilerle, huzuru, rahatlamayı, hayatı tekrar sevmeyi vaat ediyor.

Ölmediysek, halen ayaktaysak, sızlanmayı bırakıp; önümüze bakma zamanı şimdi. “Ne oldu? Neden oldu?” sorularını geride bırakalım.
Artık geleceği yaratalım!

Önce rahatlamamız gerekiyor.
Kendimizi sadece bedensel değil, zihinsel, duygusal ve ruhsal olarak rahatlatmamız gerekiyor. Bunun için ne yapılması gerekiyorsa, bekletmeden yapmaya başlayın.
Aman diyim, kastım gerçeklikten kaçmak değil, rahatlamayı bulmak. Bağımlılık yapıcı maddeler, uyku, kendini uyuşturmak vb kaçış iken; egzersiz yapmak, masaj yaptırmak bedeni rahatlatır. Yoga, meditasyon yapmak zihni rahatlatır. Dost sohbeti, terapi almak duyguları rahatlatır. Sanırım anlatabildim. “İçimden gelmiyor.” üşengeçliğini bir kenara bırakın ve hayata katılın. Kendinize bakım verin.
Çünkü beden, zihin, duygular rahatlayınca ruh rahatlar. İnsan dengelenir.
İnsan dengelenince, yönünü rahat çizebilir, ne yapması gerektiğini rahat bulur, kafası daha iyi çalışır, kendine ve hayata katkısı olur. Mutlu olur.
Her bir mutlu insan, insanlığa bir armağandır.
Frekansımızı neşe ve canlılığa çekmek, hem kendimize hem de insanlığa büyük faydadır.

Aslan arketipi, “Önce ben!” der. Aslan enerjisinin yoğunlaştığı bugünlerde aklımızda olsun. Dengelenmek için “Önce ben!” mantığı ile yapılacaklar listenizi düzenleyin. Hayat size böyle öğretmediyse, bunu yapmak zor gelebilir. Deneyin.
Rahatlamaya ihtiyacınız var. Kabul edin.
Kendinizi rahatlatacak aksiyonları, listenin tepesine olmasa bile, üstlere taşıyın.

***
Yeni ayın analizi, spiritüel çalışmalara, meditasyon yapmaya, bunlardan elde edilecek faydalara nağmeler düzüyor.
Zihni ve ruhu ihmal etmemek lazım. Beden kadar önemli!

Bu konuya neden girdim?
Yeni ay enerjisi tam buraya vurgu yapıyor: Meditasyon yap.
Rahatla, rahatla, rahatla!
Ve ardından geleceği yarat.

Uzun süredir yazılarımda bahsettiğim, geçmişten ders alma teması gücünü kaybediyor.
Dersimizi aldıysak aldık. Almadıysak, çokça zorlandık.
Şimdi “Hayat devam ediyor, hepimiz önümüze bakalım.” diyor gökyüzü.
Aslan enerjisi ile gelen YARATIM teması öne çıkıyor.

Bu yeni ayı bir cümle ile özetleyecek olsam, şöyle derdim:
Geleceği yaratmak için ruhun ateşini kullan!

Ruhun ateşi nefestir.
Nefesi kullanmak, nefese dikkat etmeyi, kontrol etmeyi, rahatlatmayı ve serbest bırakmayı gerektirir. (En temel meditasyon teknikleri.)

Tüm bunlar zihni temizler.
Zihni temiz insan, illüzyonlardan arınır.
Kendi gerçeğini hisseder hale gelir.
Kalbinin sesini dinler.
Karar almak, hareket etmek kolaylaşır.
Hayat da bu insanı, tesadüf dediğimiz tatlı yönlendirmeler ile destekler.

***

Bu yeni ay yapacaklarımız belli:
• Meditasyon yapacağız.
• Nefes meditasyonları ile ruhu beslerken, zihni arındıracağız.
• Bol bol hayal kuracağız.
• Ne olmak istediğimize odaklanacağız. Hayalimizde coşarcasına olmuşluğun hissini yaşayacağız.
• Bunların sonrasında içimize doğan, o yapmamız gerekenleri, aklımıza düşenleri bekletmeden yapacağız.

Basit değil mi? Anlıyorsunuz.
İş yapmaya gelince, o kadar kolay değil.

Bilmek yetmez, yapmak her şeydir.

Bu anlattıklarımı, örnekleri ile destekleyerek Yeni Ay Meditasyonumuzda uygulatacağım. İstanbul’daysanız, kendinizi rahatlatmak ve YAPMAK isterseniz gelin, paylaşalım.
Gelemezseniz, “Bilmek yetmez, yapmak her şeydir.” hatırlayın.
YAPMAK için, elinizden geleni yapın.

Bir insanın mutluluğu, tüm insanlığa katkıdır.
Rahatlayın, neşeye ve mutluluğa yol almak için elinizden geleni yapın.
Çabada kalın. Kendiniz için, hepimiz için…
Tüm Ağustos boyunca…

Sevgilerimle,
Burcu Akçimen
29 Temmuz 2019, İstanbul