Spor Yaparken Doğru Sutyen Seçimi İçin Bilmeniz Gerekenler

Spor Yaparken Doğru Sutyen Seçimi İçin Bilmeniz Gerekenler

Verdiğim dersler ve spor merkezlerinde spor yaparken gözlemlediğim kadınlarda çoğu zaman önemli bir yanlış dikkatimi çekiyor: Kullanılan sutyenler.
Dersler esnasında öğrencilerime bu konuda yaptığım açıklamaları bugün sizlerle paylaşmak istiyorum.

Öncelikle Pilates ve Yoga’dan başlamak istiyorum. Pilates ve Yoga yaparken giydiğiniz kalıplı, balenli sutyenler hareketlerinizi kısıtlarken, sizi de rahatsız edecektir.  Bu dersler esnasında derin nefes alışınızı engellemeyecek, kalıplı olmayan ve balensiz sutyenleri tercih etmeniz, dersinizin verimini arttıracaktır. Ben Pilates ve Yoga yaparken kendinden sutyenli Adidas ve Nike üstleri tercih ediyorum. Hem kullanımı kolay hem de tüm hareketleri özgürce yapacak kadar esnek olmasına dikkat ediyorum. Göğüsleriniz küçük ise sutyensiz bile yapabilirsiniz.

Atlama-zıplama içeren aerobik dersleri, koşu, hızlı tempo yürüş gibi kardio egzersizleri yapıyorsanız sutyen seçiminiz iyice önemli hale geliyor. Zira dikkat etmeniz gereken çok fazla nokta bulunuyor.
Bunlardan en önemlisi ve ilki: Sutyeninizin zıplama ve koşu esnasında göğüslerinizin hareketini minimuma indirmesi, yerçekimi ve hareketin basıncına karşı koruması gerekiyor. Ne demeye çalışıyorum? Hop hop bir şekilde göğüslerinizin sallanmaması gerekiyor. Aksi taktirde kısa yoldan göğüslerinizin sarkmasına davetiye çıkartmış oluyorsunuz.

Diğer dikkat etmeniz gereken nokta ise sutyen askıları. Özellikle büyük göğüslere sahipseniz, ince  düz veya çapraz askılar yeterli olmuyor. Sutyen hızlı bir şekilde deforme olduğu gibi, göğüslerinizi de yeterli korumuyor. Bu konudan yıllarca muzdarip olduğum için denemediğim sutyen kalmadı. Şimdi Nike‘ın ince bedenli-büyük göğüslü hanımları düşünerek ürettiği Nike Pro Victory Compression’ı uzun süredir kullanıyorum. Çeşit çeşit renkleri ile çok da hoş. Biraz pahalı olmakla birlikte uzun süre kullanabildiğiniz için verdiğiniz paraya da değiyor.

Pilates ve Yoga Ders Programım – Nişantaşı ve Etiler

Burcu Vurkaç Pilates ve Yoga

Yoğun talep üzerine ders sayılarımı arttırdık.
PiLATES ve YiN Yoga grup dersleri programım aşağıdaki gibi oldu:

Nişantaşı Yogaşala:
Salı – Perşembe saat 18:30’da PiLATES,
Pazar saat 17:00’de PiLATES,
Pazar saat 18:00’de YiN YOGA.

Etiler Yogalaşa:
Pazartesi – Çarşamba saat 19:30’da PiLATES.

Sorularınız için Yogaşala Nişantaşı’na 0212 241 0067; Yogaşala Etiler’e 0212 351 0096 nolu telefondan ulaşabilirsiniz.

Sevgilerimle 🙂

Yin Yoga Nedir? Faydaları Nelerdir?

Burcu Vurkaç ile Yin Yoga

Yin Yoga, en pasif yoga stili.Burcu Vurkaç ile Yin Yoga
Benim en sevdiğim yoga tarzı. Vücudumu esnetmek için başlayıp, mucizevi sonuçlarını görünce severek devam etmiştim. Bugün derslerimde esneme kapasitemi Yin Yoga’ya borçluyum. (Pilates ile güçlenirsiniz, hatırlatma 🙂 )

Her daim hareketlilik halindeki bedenimize ‘DUR!’ deyip, bedeni dinlendiren, masajlayan, şifalayan ve daha iyi hareket etmemizi sağlayan bir uygulama Yin Yoga.

Yin Yoga’da eklemlerimizi uyarmayı ve esnetmeyi hedefliyoruz. Kaslar kullanılınca eklemleri uyaramadığımız için, kaslarımızı hiç kullanmıyoruz.

Bir poza giriyoruz ve o sekilde 3-5 dakika hareketsiz kalıyoruz.

Yılladır verdigim Pilates derslerinin tam aksi şekilde bir disiplin…

Sıfır kas kullanımı, pasiflik, gevşeme, dinginlikve dinlenme…

Yin Yoga’nın faydaları nelerdir?

* Eklemlerimizi esneterek, bedeni esnetir.

* Vücudumuzdaki enerji kanallarını uyararak enerjimizi dengeler, eksik enerjiyi geri getirir. Bu anlamda Akupunkturun iğnesiz halidir.

* Zihni dinginleştirir.

* Bağ dokunun bozulmasını, kısalmasını önler. (Selulite karşı iyi gelir.)

* Hareket yeteneğimizi artirir.

* Eklem problemlerine ve bedenin genel sağlığına iyi gelir. Düzenli yapmak, hastalıklara karşı bedeni korur.

* Korku, endisşe, sinirlilik, üzüntü, cesaretsizlik, özgüven eksikliği, agresiflik, iletişim/ilişkilerde problemler vb psikolojik kökenli durumları tedavi eder.

Özetle Yin Yoga, yaşamın koşturması içerisinde durup kendinize, bedeninize, zihninize ve ruhunuza verebileceginiz en güzel hediyedir.

Yin Yoga derslerim nerede ve ne zaman?

Bu güzel hediyeyi kendinize ve sevdiklerinize vermek isterseniz, Yin Yoga derslerim, her Pazar günü saat 18:00’de Yogaşala Nisantasi’nda!

Haftaya yenilenerek baslamak isteyen herkesi, bu tarifsiz deneyimi paylaşmaya bekliyorum.

Sevgiler:)

Yaşam keyif almak demek!

Yaşam benim için sürekli öğrenmek, öğretmek, bildiklerimi başkalarıyla paylaşmak demek.
Bir şeyler rutine bindiğinde sıkışmış hissediyorum.
Hayatımı değişik deneyimlerle süsleyerek yaşamayı, heyecanlanmayı, coşmayı ve bunları paylaşmayı seviyorum.
Bir kitapta okuduğum bir cümlenin üzerine düşünmeyi, bunu derslerimde öğrencilerime aktarmayı seviyorum. Bu tek cümlenin beni etkilediği gibi bir başkasını da olumlu etkileme ihtimalini seviyorum.

Yaşam benim için bu anda olmak demek. Geçmişe takılmadan, gelecek için kaygılanmadan, bu anın keyfini çıkartmak demek.
Her an yapabildiğim bir şey mi? Değil. Hâlâ üzerine çalışıyorum. Bu anda olabildiğim her an kendimi çok mutlu hissediyorum.

Bugünlerde bir karar verme süreci yaşıyorum.
Hayatımda “şu anda” olduğum anları arttırmaya karar verdim ve bunun için aksiyonlar alıyorum.
Artık daha fazla kitap okuyabileceğim, öğrenebileceğim, yeni şeyler deneyimleyebileceğim, yeni insanlarla tanışabileceğim, daha çok paylaşabileceğim zamanlar yaratıyorum.
Çok sevdiğim ve hep “bu anda” hissettiğim derslerimin sayısını arttırıyorum.
Yepyeni heyecanım, yoğun bir öğrenme deneyimi yaşadığım Yoga eğitmenliği sürecimin tadını çıkartıyorum. Zor anları olmuyor mu? Oluyor elbet. Neyse ki sevdiğin bir şeyin zorluğu bile ayrı güzel oluyor.

Zaman zaman egom “Ne yapıyorum?” diyor. Beni, kendimi rahat hissettiğim rutin bölgede tutmak için çeşitli girişimlerde bulunuyor. Korkutuyor, endişelendiriyor. Sonrasında ne mi oluyor? Korkuyorum, endişeleniyorum, içimde bir sıkışma oluyor…
Ve sonra gülümsüyorum, sevdiğim insana bunu anlatıp içimden uzaklaştırıyorum.
Sevdiğim şeyleri yapmaya odaklanıp rahatlıyorum. Vazgeçmek gibi bir alternatif içimden hiç gelmiyor. Gülümsemeyle devam ediyorum.

Gülümsediğim her an, bu anda olduğumu bir defa daha hissediyorum, mutlu oluyorum.
Yaşam benim için haz almak demek.
Bana keyif veren, o çok sevdiğim şeylere sarılıp , yenilerine kucak açıp, heyecan dolu belirsizliklere doğru yürümeye devam ediyorum.

25 Ağustos 2011 Perşembe, İstanbul.

Etiler’de Pilates derslerimi yeniden açıyoruz!

Ekleme: Bu haberin üzerine kayıt olmak isteyenden oldukça yoğun mesajlar aldım.
Kayıtlar için Yogaşala Etiler’e 0212 351 0096 nolu telefondan ulaşabilirsiniz.
Ücretler için de www.yogasala.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

Güzel bir haberim var:
Yogaşala Etiler’deki Pilates derslerimi tekrar açıyoruz.
Etiler’deki öğrencilerime tekrar kavuşacağım için çok mutluyummm! 🙂

Üstelik bu sefer “işten erken çıkamıyorum, derse yetişemiyorum” diyenleri de düşündük. Daha geç saate yerleştik.

5 Eylül’den itibaren her Pazartesi ve Çarşamba akşamı saat 19:30′da, enerjinin ve müziğin ritmi ile forma girmek isteyenleri bekliyorum 🙂
Kocaman sevgiler 🙂

Amy Winehouse’un Ardından

Amy Winehouse’un Ardından

Çeşme’de tatilde idim. Gece CNN Türk’ün cep telefonumdaki mesajından aldım Amy Winehouse’un ölüm haberini.
Bir andan inanılmaz bir hüzün çöktü. Boğazımda bir düğüm oluştu. Sessizce oturdum.

İlk defa hiç tanımadığım birinin ölüm haberinden bu derece etkilendiğimi fark ettim sonraki günlerde.
Nereye gitsek Amy çalıyor, tüm müzik sitelerinde onun resimleri, şarkıları…
Ben ise şarkısını her duyduğumda boğazımda aynı düğümü hissediyorum. Dinleyemiyorum. Yüzüm düşüyor bir anda…

Şarkılarını çok severim. Dönem dönem, döner döner dinlerim. Pilates yaparken bile kendimi şarkılara ve hareketlerin akışına daha bi kolay bırakırım.
Hiç bir konsere gidemediğim için üzüldüğümü hatırlamam. Onun İstanbul konseri iptal olunca cidden üzülmüştüm.
Onun hayata karşı duruşunu, o hafiften gülüşünü, sessizliğini, farklı oluşunu, güzel müziğini çok seviyormuşum.
Yine de yeterli gelmiyo boğaz düğümümü açıklamaya sanki…

Tanıdığım, çok sevdiğim bir kişiyi kaybetmiş gibi sessizce ona dair hiç konuşmadan duruyorum.
Biraz kızıyorum, “Erken bıraktın sevenlerini, daha söylemen gerekenler vardı. Daha yapacağın çok güzel şarkılar vardı. İçimizi titretecek sözler yazacaktın tıpkı aşk acının ardından yazdığın “You go back to her, and I go back to black” gibi…” diye düşünürken buluyorum kendimi.
Hiç bir şey söylemeden sessizce duruyorum sonra.

Tatilden işe dönüp, onun sevilen şarkılarının listelerini, bannerlarını konuşup yazışırken bulunca iyice boğazım düğümlendi.
“Sadece 2 albümü var zaten” diye bir cümle okudum bir emailde. Üzüldüm.

Dün gece Suada’da şarkı söyleyen kadın onun şarkılarını söyledikçe bir itti beni, kadın sussun, hiç şarkı söylemesin istedim. Onun kadar güzel söyleyememsine takılmadım da bu ölümün ardından böyle yapılmasına takıldım…

Gencecik, yetenekli halin, inişlerin, çıkışların ve çok güzel sesinle hatırlayacağım seni…
Güle güle Amy.