Romanım KURUMSAL AŞK Şubat’ta Yayına Çıkıyor!

Romanım KURUMSAL AŞK Şubat’ta Yayına Çıkıyor!

Kurumsal hayatın dillendirilmeyen dinamiklerini, ilişkilerini, entrikalarını, karakterlerini cesur bir dille kaleme aldığım romanım KURUMSAL AŞK, Şubat 2017’de raflarda yerini alacak.

Esma, Gül, Can, Vedat, Ela, Kerem ve Demir’in yaşadıklarını yüreğiniz ağzınızda okuyacağınızı biliyorum.
Ben yazarken heyecandan yerimde duramadım.
Öyle bir aktı ki hikayeler…
Öyle bir kaleme geldi ki en derinden kopup gelenler…

Neler var derseniz…
Kurumsal hayatın dinamikleri, toplantıları, hiyerarşisi ve saçmalıkları…
Aşk, tutku, ihtiras, cinsellik…

Astroloji, yoga, meditasyon…
Sevgi ve kalp kırıklığı…
İnsan olmaya dair kalbe dokunan cümleler…
Hayatı sorgulatan anektodlar…
Ve umut!
Ve uyanış!
Ve özgürlük!

Ben kurgunun devamı olan ikinci kitabı yazarken, size keyifli okumalar!
Sevgilerimle,
Burcu Vurkaç, Ocak 2017

Ücretsiz Meditasyon Dersleri

Ücretsiz Meditasyon Dersleri

Meditasyon, zihnin egzersizidir.
Nasıl bedenimiz için rutin egzersiz faydalı ise, zihin için de rutin meditasyon çok faydalı.
Yaratıcı ve üretken kalabilmek için zihinlerimizin sakinleşmesi gerekiyor. Buradan hareketle yola çıktık.
Gönüllü bir aksiyon aldık ve stüdyomuz BodyFit Türkiye‘de Ücretsiz Meditasyon dersleri açtık.
Bu dersler, üye olan ve olmayan herkesin ücretsiz katılımına açık.

Dersler benim de dahil olduğum, gönüllü 3 eğitmenimiz tarafından verilecek:
Her Salı 18:00;
her Perşembe 16:30;
her Cuma 18:00.

Ders süresi 20 dk.
Lütfen Nişantaşı’na yolunuzu düşürün ve bu iyileştirici ödülü kendinize hediye edin.
Sevgilerimle,
Burcu Vurkaç

Yeni ay Meditasyonu ve Ritüeli – 29 Kasım 2016 Salı 19:30’da

Yeni ay Meditasyonu ve Ritüeli – 29 Kasım 2016 Salı 19:30’da

Yeni ay meditasyonu benim için çok özel bir deneyim.
Yıllardır yaptığım ve yaptırdığım bu özel paylaşımla, başta kendim ve pek çok kişi hayatının yönünü değiştirdi.

Bu meditasyonlarda ne yapıyorum?

  • Öncelikle astrolojik enerjileri analiz edip, bizi bekleyen dönemin enerjini anlatıyorum.
  • Nefes çalışmaları yaptırıyorum.
  • Gevşeme/rahatlama çalışmaları yaptırıyorum. 
  • Yatırıp dinlendiriyorum.
  • Astrolojik enerjilere göre tasarladığım özgün meditasyon senaryomuza göre rehberli bir meditasyon yaptırıyorum.
  • Yeni niyetlerimizi belirleme uygulaması yaptırıyorum.
  • İlham veren hikayeler, filmler, müzikler veya uygulamalar paylaşıyorum/deneyimletiyorum.

Bu ayki Yeni Ay Meditasyonumuz 29 Kasım 2016 Salı günü saat 19:30’da BodyFit Türkiye Nişantaşı stüdyomuzda olacak. Detaylarına buradan ulaşabilirsiniz.
Katılmak için BodyFit Türkiye Nişantaşı stüdyomuzu 0(212) 232 77 01 nolu telefondan arayarak isminizi yazdırmayı lütfen ihmal etmeyin.

Sevgilerimle,
Burcu Vurkaç

Güneş Tutulması Meditasyonu ve Yeni Ay Ritüeli – 1 Eylül 2016

Güneş Tutulması Meditasyonu ve Yeni Ay Ritüeli – 1 Eylül 2016

1 Eylül Perşembe günü Güneş tutuluyor.
Güneş tutulmaları aynı zamanda bir yeni aydır. Ama normal bir yeni aya kıyasla çok daha güçlü etkiler, enerjiler barındırır.

Bu yeni ayın ve Eylül ayının astrolojik detaylarını dinlemek, kendine odaklanmak ve yeni niyetler belirlemek isteyenleri meditasyonumuza bekliyorum.

Yeni ay meditasyonumuzda önce astrolojik enerjileri öğreniyoruz.
Evrende rüzgar nereden esiyor? Ben bunu nasıl kullanabilirim?” sorusunun cevabını arıyoruz.
Uygulamalar, hikayeler, örnekler, filmler, sorular evrendeki mevcut enerjiyi öğrenmek, anlamak ve deneyimleyebilmek için…
Farklı meditasyonlar ile zenginleşecek uygulamamız, dinlenmek ve düşünmek için kendimize vakit ayırdığımız değerli bir kaçamağa dönüşecek.
Detaylar için aşağıdaki AKIŞ bölümüne göz atmayı ihmal etmeyin!

Tarih: 1 Eylül 2016 Perşembe saat 19:40-21:00 arası
Ücret: 
80 TL
Kayıt olmak için:
BodyFit Türkiye Nişantaşı stüdyomuza 0 212 232 77 01 nolu telefondan ulaşarak rezervasyonunuzu yaptırabilirsiniz.

AKIŞ:

    • Tüm akışın en önemli bileşeni evrende oluşan enerjiyi ve bunu nasıl kullanabileceğimizi anlamak. Öncelikle oluşan astrolojik etkileri ve bunu nasıl kullanabileceğimizi dinliyoruz. Bu nedenle tam vaktinde yerinizi almış olmaya gayret ederseniz hepimiz için harika olacaktır.
    • Açıklamaların ardından meditasyonumuz için derin bir gevşeme haline geçiyoruz.
    • Gelirken olabildiğince rahat kıyafetlerle gelmenizi tavsiye ederiz. Yanınızda kıyafet getirebilirsiniz. Soyunma odalarımızda değiştirebilirsiniz.
    • Adım adım yönlendirmelerle ilerleyen meditasyon ile içsel bilgeliğimize ulaşmayı hedefleyeceğiz.
    • Meditasyon sonrasında, en önemli yeni ay ritüeli olan yeni ay niyetlerimizi ve dileklerimizi yazma uygulamamız olacak. Bunun için aşağıdaki önemli maddeleri incelemeniz faydalı olacaktır.
    • Yanınızda mutlaka kağıt ve kalem bulundurun. Dijital yazmayı kabul etmiyoruz, somut çalışıyoruz.

!!! Yeni ayın astrolojik özelliklerine uygun dileklerde bulunursanız dileklerinizin mucizevi şekilde gerçekleştiğini deneyimlersiniz.
O dönemin astrolojik teması ne ise, diğer bir deyişle rüzgâr sizin için nereden esiyor ise, dilekleriniz o temalarda olmalı. Bu nedenle akışın ilk bölümündeki açıklamaları kaçırmamak için tam saatinde yerinizi almış olmanızı tavsiye ederiz.

!!! Niyet ve dileğinizi ne zaman yazdığınız çok önemli!
Yeni ay enerjisinin güçlü olduğu zamanlarda dileklerinizi yazmalısınız. Enerji her zaman sabit değil, unutmayın. Bu uygulamamızı yeni ay enerjisinin en kullanılabilir zamanında organize etmeyi önemsiyoruz.

!!! Yazmak ve Sonrası
Uygulamaya gelirken kalem ve defterinizi getirmeyi ihmal etmeyin! Hem niyetlerimizi yazacağız hem de bazı uygulamalar ile kendimizi keşfedeceğiz. Olay sadece yazmakla bitmiyor! Kaç tane dilek yazacağız? Yazdıktan sonra ne yapacağız? vb tüm sorularınızın cevaplarını da detaylıca konuşacağız.

KATILANLAR NELER DEDİ?
Son katıldığım yeni ay meditasyonundaki niyetlerimin ışık hızıyla gerçekleştiğini görünce, evrendeki ve kendimdeki enerjiye bir kez daha saygı duydum. Bu enerji ile senkronize olmama yol açtığınız için teşekkürler!
SELİN, 35 yaşında

Katıldığım yeni ay meditasyonu ile oluşan enerjiyi yakalayıp girdim bir yola. Anlattığınız şekilde ilerliyorum. Artık korkmuyorum. Bugün ilk somut sonuçları hayatımda. Çok heyecanlıyım! İyi ki gelmişim.
BERNA, 32 yaşında

Son katıldığım yeni ay meditasyonunda bir cümleniz beni çok etkiledi. Demiştiniz ki ‘Neyi bekliyorsun? Beklersen olmayacak. Bir de hareket etmeyi dene. ‘ 16 aydır işsizdim. Cümleleriniz kulaklarımda çınladı günlerce. Nihayet kalktım, hareket geçtim. Şu an size yeni iş emailimden yazıyorum. Çok teşekkür ederim beni uyandırdığınız için!
AYDAN, 36 yaşında

Geçirdiğim 2 saatin, hayatımda bu kadar değişim yaratabileceğine inanmazdım. Oluyormuş! Bakış açımı değiştirmeme destek verdiğiniz için çok teşekkür ederim!
MURAT, 35 yaşında

Einstein’in Kızına Mektubu – Sevgi Üzerine

Einstein’in Kızına Mektubu – Sevgi Üzerine

1980’lerin sonunda ünlü dehanın kızı olan Lieserl, Einstein’ın yazdığı 1400 mektubu Yahudi Üniversitesine bağışladı. Tek bir şartı vardı: Babasının ölümünün üzerinden 20 yıl geçene kadar içerikleri yayınlanmayacaktı.
Bu okuyacağınız mektup Lieserl Einstein için olanlardan bir tanesi.
Ara ara açıp okuma ihtiyacı duyduğumdan buraya da eklemek geldi içimden.

MEKTUP:
İzafiyet kuramını açıkladığım zaman çok az kişi beni anladı.
Şimdi insanlığa ulaşması için yazacaklarım da bu dünyada yanlış anlaşılma ve önyargıyla çarpışmaya mahkum…
Mektupları gerektiği sürece korumanı istiyorum, ta ki toplum şimdi açıklayacaklarımı kabul edecek düzeye gelene kadar.

Bilimin açıklayamadığı son derece kuvvetli bir güç var.
Bu güç herkesi kapsıyor ve yönetiyor.
Evrenin çalışmasını sağlayan her olgunun arkasında bile o var ve henüz bizim tarafımızdan tanımlanamadı.
Bu evrensel güç SEVGİDİR.

Bilim insanları, evren için birleşik bir kuram ararken, görülemeyen en kuvvetli evrensel gücü unuttular.
Sevgi Işıktır, onu alıp verenleri aydınlatan…
Sevgi yer çekimidir, çünkü insanların birbirine çekim hissettmelerini sağlar.
Sevgi kuvvettir. Çünkü bizdeki en iyiyi çoğaltır ve insanlığın kör bencilliklerinde tükenmemesine izin verir.
Sevgi için yaşarız ve ölürüz.
Sevgi Tanrıdır ve Tanrı sevgidir.

Bu güç herşeyi açıklar ve yaşama anlam katar.
Bu bizim çok uzun süredir göz ardı ettiğimiz bir çelişkidir.  Çünkü belki insanın evrende kendi özgür iradesiyle kullanamayacağı tek enerji olduğu için sevgiden korkuyoruz.

Sevgiye görünürlük verebilmek için, en ünlü denklemimde basit bir yer değiştirme yaptım.
Eğer E=mc2 yerine, dünyayı iyileştirecek olan enerjinin, ışık hızının karesiyle çarpılacak sevgiyle sağlanabileceğini kabul edersek, şu sonuca varıyoruz: Sevgi en kuvvetli güçtür. Çünkü sınırı yoktur.

İnsanlığın evrendeki bizim düşmanımız haline gelen diğer güçleri kullanmakta ve kontrol etmekteki başarısızlığından sonra kendimizi başka çeşit bir enerjiyle beslememiz zorunludur.

Eğer türümüzün hayatta kalmasını istiyorsak, eğer hayatta bir anlam bulmamız gerekiyorsa, eğer dünyayı ve içinde yaşayan her duyarlı varlığı kurtarmak istiyorsak, sevgi tek ve biricik cevaptır.

Belki bir sevgi bombası, gezegenimizi harap eden açgözlülük, nefret ve bencilliği tamamen yok edebilecek kadar güçlü bir cihaz, yapmaya hazır değiliz. Buna rağmen her bireyin enerjisini açığa çıkartmayı bekleyen küçük ama kuvvetli bir jenaratör var. Bu evrensel enerjiyi almayı ve vermeyi öğrendiğimiz zaman sevgili Lieserl, sevginin hepsini yendiğini, her şeyin ötesine geçtiğini doğrulayabileceğiz. Çünkü sevgi hayatın en özlü kısmıdır.

Bütün hayatım boyunca kalbimin içinde sana dair sessizce atanları ifade edemediğim için çok derin bir pişmanlık duyuyorum.
Belki artık özür dilemek için çok geç. Ama zaman göreceli olduğu için sana söylemem gerekiyor: Seni seviyorum ve nihai cevabı bulduğum için sana teşekkür ederim.

Baban Albert Einstein

Tutunmak Üzerine

Tutunmak Üzerine

Zihnimde yaramaz bir çocuk var. Bazen her yeri dağıtır. Kızsan kızamazsın, satsan satamazsın…

Dün yine her yanı dağıtmış. Toplamaya çalıştım gün boyu. Toplar gibi oldum kaç defa. Azıcık rahatlayıp arkanı dönmeye gelmiyor. Yine darma duman buluyorum ortalığı. Öylece bırakayım diyorum, içimdeki düzen meraklısı yönetimi devralıyor. “Toplamanın bir yolunu bulalım, değil mi Burcu’cum?” diyor ince dudaklı, gıcık müdür modunda. 

Ben de yogaya sığındım hal böyle olunca. Derste akan onlarca telkin, farkındalık ilhamı arasında bir tanesine fena takıldım: TUTUNMAK

İnsan nasıl da tutunuyor. Koala misali yapışıyor, sarılıyor bazen. Öfkeye, kızgınlığa, umutsuzluğa, acıya, nefrete… Egodan kaynaklı, yaşam deneyimini cehenneme çeviren hallere…
Sonra zaman geçiyor, tutunmayı bırakmışsın, başka bir şeye tutunmuşsun.
Ben de hayal kırıklığına tutunup bırakamadım dün saatlerce. Bırakmak istemedim belli ki… 
Beklentiler hayal kırıklığı yaratıyor vesselam. İnsan önce beklentiye tutunuyor, gerçekleşmeyince de hayal kırıklığına…
Seçim işte…
Mutluluk, neşe insanın doğal hali iken, insan doğalından kopup acıya neden tutunur?

Dış parametrelerin direttiğini içime almama üzerine çalışıyorum bu ara. 
İçeride yarattığının dışarı yansıyıp dışarıda da hızla yarattığını görüyorum, deneyimliyorum.
Örnek vermek gerekirse… İçimde neşe ve akışkanlık yaratıyorum mesela. O halde kaldıkça dışarıdaki dünya akıyor. Etkileşimlerimde neşe ve ahenk oluyor. İşlerim kolayca çözülüyor. Neşe hali titreşe titreşe yayılıyor. 

Mühendis kafası işte…
İlla işin NASILINA takılıyor.
Orada kafam karışık.
Kuantum fiziğinde anlatılan gözlemci devreye girdiğinde, parçacığın dalga hareketinden vazgeçip doğrusal hareket etmesi misali, olanı kabul etmek yerine NASILI gözlemlemeye kalktığımda sistem hata veriyor.

Tutundukça yaratıyorsun. 
Tutundukça sınır koyuyorsun. 
Tutundukça kendi potansiyelini limitliyorsun.

Yogada beden esneyip uzarken acı çekiyor bazen.
Acıya tutununca bir fena oluyor insan. Zihnin sesi artıyor da artıyor. Acı büyüyor sanki o an. Dünyayı kendi kendine iki dakikada dar ediyorsun. 
Acıya değil de nefese, müziğe veya o an  hoşuna giden başka bir şeye tutunuyorsun, hop dünyan cennet oluveriyor. Tutunacağın şeyi değiştirmek de bir seçim. Ama tüm olasılıkları barındıran, sonsuzluk hali tutunma ile yine yok oldu. Tutunduğun şey şıp diye hayat deneyimin oldu.

Tutunmayı nasıl bırakır insan?
Al sana bir NASIL sorusu daha.
Nasılını şimdilik buraya park edelim. 

Tutunmayı bırakınca sınırsız bir özgürlük, bir olma hali var gibime geliyor.
Aydınlanma deneyimi böyle bir şey belki. Ondan kafayı takışım buna.

İnsanoğlu tutunmamayı, sadece var olma halini nasıl elde eder?
Düşünen, sorgulayan, bulan, bilen var ise bir ses çıkarabilir mi lütfen?
Fikrim o ki, bu soruyu sormayı akıl edebilen insanoğlu cevabı da bir yerlerde biliyordur. 

İçimdeki ses yine ses ediyor. Sen de biliyorsun da, cevabın geldiği yeri dinlemiyorsun diyor.
Neyi dinleyeceğim diye sorasım var da cevap hep aynı:
Kendini!