Yay Burcunda Yeni Ay ve Etkileri

burcu akçimen astroloji yazar yeni ay etkileri

Sıkıntılı günler geride kaldı.
UMUT dolu bir yeni ay kapıda. 
Salı akşam saatlerinde Yay burcunda yılın en pozitif yeni ay doğacak.

İçimizin sıkıldığı, duygularla baş etmenin, içerdeki sıkıntıya tahammül etmenin zor olduğu günler geçirdik. Kimimiz sıkıntının sebeplerini dışarıda gelişen olaylara bağladı. Kimimiz sıkıntıya bir sebep bulamadı, öylece katlandı. 

Bir yanımız bir şeylerin değişmesi gerektiğini söyledi durdu. Bu hali dinledik veya görmezden gelip kendimizi oyalayacak başka şeyler aradık.

İki tip gruptuk bu süreçte:

Birinci grup: Ne istediğini bilmeyenler.
Görmezden geldikleri çokça şey vardı; içlerinde ve dışlarında.
Sorumluluk almaktan çekindiler.
Bahaneler buldular. Suçluyu dışarıda aradılar. Söylendiler, sövdüler.
Her günlerinin içerisinde sıkışıklık vardı. 
Sıkışıklığın kaynağını göremediler.
Özgürleşmek istediler. Ama neyden özgürleşmeleri gerektiğine emin olamadıklarından, karar alıp ilerleyemediler.

Bu gruba önemli bir tavsiyem var: Sıkışık hissettiğin anları, o anlarda zihninden geçen konuları ve duyguları fark et. Bunlardan kaçmayı bırak artık. Görmen gereken her ne ise görme vaktindesin. Kafasını kuma gömen devekuşu misali saklanma çabası, sadece insanın kendisini kandırmasından ibaret.

Gelelim ikinci gruba…
Ne istediğini bilenler veya ne istediğini bildiklerini sananlar grubu
Kafalar yorgundu, iç dünya sıkışıktı burada da… 
“Ne yapsam olmuyor!” hissi vardı.
Oldurmaya çalıştılar. Olanlar yetmedi bu gruba. Büyük adımlar atmak istediler. Sonuç istediler. Sonucu da hemen, şimdi istediler. Onların sıkışmışlıkları da yavaş geçen zamandan ve acıdandı.
Acının sebebi ise, sorumluluk almaları idi.
Yüzleşme cesaretini, cüretini göstermeleri idi.
Aferim size!

Bu gruba en önemli tavsiyem şu: Devam edin, pes etmeyin. Geriye dönüp baktığınızda ne kadar yol aldığınızı görebilirsiniz.
Kendinize yakınlaşma, tanıma, tanımlama çabasından vazgeçmeyin.
Derinde yatan köklere yaklaştıkça çözülüyor her şey.
Biraz daha sabır.

Yukarıda bahsettiğim her iki grup da kendini, bir hayatta kalma mücadelesinin ortasında gördü kısa aralıklarla. 
Şimdi ise yapılacak en güzel şey geri çekilmek. 
Düşünmek.
Sakinleşmek. 
Kendini dinlemek. Biriktirdiğin kabukları katman katman çözmek.
Herkes, kendi hazinesini çok derine saklıyor.
Öyle derine saklıyor ki kendisi bile göremez, hissedemez hale geliyor.

***

Artık o sert havalar geride kaldı.

İçeriden yükselen yumuşak, zarif bir his, bir ses var artık duymaya başlayacağımız. Bir şeyler değişecek evet. Ama bu sefer ‘yapmam lazım, mecburum’lar yok. İçten gelen bir heves, bir istek, kalbin yumuşak sesi var.

Bazı şeylere yönleneceğiz. Öğrenmek, öğretmek, keşfetmek, bilgelik, olgunluk ve anlayış içeren şeyler. 
Belki neden o konulara/alanlara çekildiğimizi bilemeyeceğiz. Olsun, bilmeyelim. İçimizde ufacık bir his ‘Evet, oraya doğru git.’ diyor. Dinleyelim o sesi. 

Bazı karşılaşmalara, gelişmelere tesadüf diyeceğiz. Olsun varsın. 
Tesadüf denilen şey, yaşamın bilgeliğinin yönlendirme tabelaları. Doğru yolda olduğumuzun işaretleri bir nevi. Takip edelim. 

Günlük rutinlerimize, alışkanlıklarımıza ufak şeyler ekleyeceğiz. O ufaklar birikecek ve bizi bugün tahmin bile edemeyeceğimiz güzelliklere taşıyacak. 
İşte bunu hissettiğimizden belki, yeni olana, kalbe umut verene iç rahatlığıyla yönleneceğiz. 

Önümüzdeki dört hafta, bol bol okumak, sessiz, kendimizle baş başa vakitler yaratmak, hayaller kurmak, meditasyon yapmak çok kıymetli. 
Bunlarla geçen her bir dakika ilham, vizyon ve umut taşıyacak hayatlarımıza. 

Yeni ay, 26 Kasım Salı akşamı Yay burcunda doğacak. Bu taze ışık altında, astrolojil etkilere göre tasarladığım bu ayki Yeni Ay Meditasyonu ve Yeni Başlangıçlar Ritüelimizi yapacağız. 
Bu ayki uygulamalarımız, gönlümüzü hoş edeni duyabilmek ve umudu beslemek üzerine olacak. 

Katılmak istersen, BodyFit Nişantaşı’nda Salı akşamı saat 19:30’da buluşalım.
Detayları burada.

Beden, zihin, ruh bütünlüğü ve dengesi için çaba harcamak, bütünsel sağlığımızı düşünerek hareket etmek bu dört hafta boyunca çok değerli; hediyeleri çok. Kullanın derim. 

Yeni bir egzersiz rutinine başlamak, beslenme düzenimizi adam etmek, uzun süredir sıkıntı yaratan yorgunluk, hastalık ve psikolojik rahatsızlıkların etkisini azaltmayı/bitirmeyi, yeni, konforlu bir hayatın kapılarını aralamayı vaad ediyor. Bence harika bir vaat!

İçimizde bir şeyşer artık değişecek. Mecbur olduğumuz için değil. Bir şeyler hoşumuza gittiği için, bize iyi geldiği için kararlar alacağız. 
Bu sefer bu kararların arkasında sağlam durup, dibine kadar gideceğiz. 

İçerisi değişince, dışarıda her yer çiçek açar. 
Dünya gezegeninin işleyişi böyle.

Bu yeni ayda hoşunuza giden şeyi beslemeye, içinizdeki çocuksu merakı gıdıklayan şeylerin arkasından gitmeye niyet edin. 
Bu niyetin tatlı meyveleri olacak; hayatlarımızı canlılığa, neşeye ve pek çok güzel hediyeye taşıyacak.

Niyetten, eylem doğar. Oradan da tatlı tesadüfler. Unutmayın, her tesadüf, doğru yolda olduğumuzun habercisi. 

Tatlı meyveleriniz çok olsun diliyorum.🙏🏼
Sevgiyle & şifayla🌸

Burcu Akçimen
25 Kasım 2019, İstanbul

Yeni Ay ve Etkileri

burcu akçimen astroloji yazar yeni ay etkileri

29 Eylül 2019 Pazar gecesi Terazi burcunda astrolojik yeni ay doğacak. 

Yeniye niyet etmek, karar vermek, değişmek, dönüşmek, ekim yapmak, başlamak için bir fırsat daha!

Ruhsal Hava Durumu

Kalpler kırık. Havada hüzün var. Nedeni belli değil. 
“Niye küskünsün? Neden solgunsun?” diye sorsalar…
“Bilmiyorum.” diyebiliriz sadece. 
Aslında bilmek istemiyoruz. 
Bilmekten kaçıyoruz. 
Kendimizle yüzleşmek istemiyoruz. 
Çünkü bilmek yetmiyor. 
Bildiğimiz zaman, BİR ŞEYLER YAPmamız gerekecek. 
Bir şey yapacak gücümüz kalmadı. Yorgunuz. 
Bilmemek daha iyi. Kaçmak daha iyi…
-mi acaba?

Neşe kalmadı. Keyifsizlik var. 
Yaprak döküyoruz sanki. Sonbahardan herhalde.
Ama biz ağaç değiliz ki.
İçimizde bir yer kanıyor. Parmak basan yok. Kanadıkça, azalıyoruz. Küçülüyoruz. 
Şifalı bir el uzansın istiyoruz. 

Doktora gitsek “Neyin var?” diye sorar. Şifalı el çıkıp gelse, sorsa neyimiz olduğunu…
Ne diyeceğiz?
Tanımlamak gerekiyor ki doğru yere parmağını bassın. Neyin acı verdiğini bilmeden onu şifalandıramayız.
Ama nasılsa şifalı bir el çıkıp bizi kurtarmaya gelmeyecek. Tanımlama zahmetine niye girelim ki?
Peki ya şifalı el yanı başımızdaysa…
Tanımlasak, o bizi duyup yardıma koşacaksa…

İnkar ettiğimiz, yok saydığımız parçalarımızı kabullenmekle başlayacak her şey. Eksik kaldığımızı, yetemediğimizi düşündüğümüz yerler acıtıyor. Böyle eksik halde sevilmeye layık değiliz sanıyoruz belki. Yanlış burada olabilir mi? Kusurlu mükemmelliğin, çokça sevilesi örnekleri olduğumuzu kabule geçmek nasıl olur?

Yeni Ay Neler Diyor?

Eli işte, gönlü oynaşta…” bir yeni ay doğacak. 

Tabirin doğrusu, ‘gözü oynaşta’ biliyorum. Ama bu yeni ayda gönüller açlığını ortaya döküyor. Gönül oynaşmak istiyor, paylaşmak istiyor, neşe istiyor, güzelliğe dair ne varsa önüne serilsin istiyor. Ama elimiz, aklımız işte. Başak döneminden taze çıktık. Her şeyi çokça ciddiye alıyoruz. Gereklilikler, zorunluluklarla yaşıyor; yaşamak istenilen hayatı erteliyoruz, öteliyoruz.

Yetemiyoruz sanki, yaptıklarımız az geliyor.
Baskılanmış hissediyoruz.
Dahasını ararken keyifler kaçıyor.
Dengeyi unutuyoruz. 
Oysa DENGE, huzurun anahtarı. 

Eskiden hayat su gibi akardı. Her şey daha bir kolaydı, hızlıydı sanki. Şimdi hayat kanırtıyor da kanırtıyor. Neden böyle?” diye düşünenler çok.  Mayıs 2020’ye kadar bu böyle. Astrolojik hava durumu nem yaptı. Paslanan, eski yapılar, tutumlar artık fazlaca kanırtıyor. 
Bu yeni ay, maalesef yine, bu yapılarla iş birliği içinde. Bir şeyleri gözümüze sokuyor. 
Dengede olmayan hayatlarımız alarm veriyor. 

Beden, zihin ve duygu durumundan en az birisi dengede değilse hayatı kendimize dar ediyoruz. Dengeye yürümemiz gerekiyor. 
Nasıl?

Çalışma dışarıda değil, içeride, kendimizle. 
Bir insan iyileştikçe, dengeye geldikçe, kendi hayatına da kollektife katkısı büyük oluyor. 

Öneriler:

Aşağıdaki önerilerim, önümüzdeki bir ay boyunca hayatlarımıza tatlı meyveler getirecektir. 
Ne kadar yaparsan, o kadar iyi!

  • Kendi üzerimizde çalışacağız. Frenkansımızı yükseltmek için bildiğimiz ne varsa yapacağız. Bilmek yetmiyor, YAPMAK her şeyi değiştiriyor. Ha bire kişisel gelişim kitabı okuyup, motivasyonel video izlemeyle olacak iş değil bu. Bilgi pekiştirmeyi bırakıp UYGULAMAYA geçmemiz gerekiyor.
  • Düzenli meditasyonu şiddetle öneriyorum. 
  • Bu ayki Yeni Ay Meditasyonumuzda çokça teknik paylaşacağım: 30 Eylül Pazartesi 19.30’da BodyFit Nişantaşı’nda. YAPMAYA bir yerden başlamak istiyorsan, mutlaka gel. Gelemiyorsan kendini zorla ve bir yerden kendin başla. 
  • Hayatımızdaki DENGE üzerine çalışacağız. Dengesi kaçmış alanlar, iç huzurumuza da saldırıyor muhtemelen. Abarttığımız alanları azaltıp, ihmal ettiğimiz alanlara bakım yapacağız. 
  • Kendimizi abuk sabuk karşılaştırmalardan ve negatif iç konuşmalardan koruyacağız. Kendimize karşı daha nazik olacağız. Hırpalayan iç konuşma ve düşünce akışlarına, yetişkince ve nezaketle müdahale edeceğiz. 
  • Herkesin hayatının pırıl pırıl olduğu, mutlulukla dolduğu illüzyonu ile dolu sosyal mecralarda saatler harcayıp, kendimizi kötü hissetmeye bir son vereceğiz. Bunun yerine bizi heyecanlandıran, neşelendiren, üretkenliğimizi arttıran ya da ilişkilerimizi derinleştiren, GERÇEK şeylere vakit harcayacağız. 
  • Yeni bir şeyler öğreneceğiz. 
  • Öğrendiklerimizin pekişmesi için RUTİN çaba göstereceğiz. 
  • Sanatla ilgileneceğiz. Sanatı anlamaya, öğrenmeye vakit ayıracağız. Bak o zaman hayatın kaybolan tadı nasıl da geri geliyor. 
  • İnsan tanıyacağız, ilişki geliştireceğiz. Sayısını değil, kalitesini, derinliğini önemseyip, buna yatırım yapacağız. 
  • Yeni ayın sembolü, içsel/tanrısal yaratım formülünü geliştirmeyi, iç görselleştirme üzerine çalışmayı öneriyor. 
  • Mutluluğa dair zorunluluk içeren inançları, öğretilmiş genel geçer kalıpları salıvermemizi; kendi mutluluk tanımımızı yapmamızı öğütlüyor. Bunun için de en pratik araç, sınırsızca hayal kurmak: “ Eğer NASILLARA TAKILMASAN ve her şey mümkün olsa, kendi hayatını hangi mutluluklarla doldururdun?” sorusu ile başlayıp hayaller kuracağız.  Belki üç dakika, belki bir saat… Bu hayallerin kalbimizde açtığı ferahlıkta nefes alacağız; ilhamda adım atacağız.

Ve aslında…
Her şey mümkün!
Huzurla & kolaylıkla…

Denge ve huzur dolu bir yeni ay diliyorum.
Burcu Akçimen
23 Eylül 2019, İstanbul

Başak Burcunda Yeni Ay ve Etkileri – 30 Ağustos 2019

Başak Burcunda Yeni Ay ve Etkileri – 30 Ağustos 2019
İşe yarar ve faydalı ne varsa, bu yeni ayda!
Geldik yılın en tatlı yeni aylarından birine: Başak yeni ayı.
Somut sonuç almayı, yaptığının faydasını görmeyi seven canlının yani tüm insanlığın yüzünü güldüren yeni ay, bu ay.

Özellikle 29, 30 ve 31 Ağustos günleri enerji çok güçlü.
Düzeltmek istediğiniz ne varsa DÜZELTEBİLİR,
İyileşmesini istediğiniz ne varsa ŞİFASINI bulabilir,
Çözülmesini istediğiniz konuların ÇÖZÜM yolları kendiliğinden belirebilir.
O zaman bu işaretleri okuyup, hızla üzerimize düşeni yapmak lazım değil mi?

Kendimizi kısıtlanmış hissedebiliriz.
Güllük gülistanlık hayatlarımız içerisinde şükretmek yerine, sürekli şikayet etmeye meyilli olabiliriz. Dikkat!
Bu kısıtlanmış sandığımız hayatlar, aslında bizi biz yapan ve sevdiğimiz, güvende hissettiğimiz, heyecan duyduğumuz hayatı yarattığımız, gayet güzel hayatlar olabilir.
Peki rahat mı batıyor? Neden böyleyiz?

Başak dönemi biraz böyle. Detaylıca açıkladım aşağıda. Okumaya devam.

***

Yeni bir alanda uzmanlaşmak isteyenlerin, doğru eğitimi ve kişileri bulmak, karar vermek ve başlamak için yılın en güzel zamanlarında olduğunu söyleyebilirim.
Araştırın, kalbinizin dilediği yola girmek için, öğrenmek için adım atın. Korkuya, belirsizliğe, negatif iç konuşmalarınıza prim vermeyin. Onlara rağmen ADIM ATIN!

Astrolojik açıdan bakınca, doğru zamanlama çok önemlidir. Emeklerinizin, faydalı ve işe yarar sonuçlar vermesini istiyorsanız, bu dönemi iyi kullanın.
ERTELEMEYİN!

Biz de BodyFit Nişantaşı’nda yeni sezon Pilates Eğitmenlik Programımızın hazırlıkları ile meşgulüz bu aralar. İçimdeki his, bugüne kadarki tüm sezonlardan daha parlak ve ben buna anlam veremiyordum. Meğer gökyüzü ile senkronizeymişiz. Bu enerji altında, bu yeni programa katılacak olanlar ne kadar şanslı olduklarını bir bilseler!!!

***

Bu yeni ay, bir egzersiz rutinine başlamak, yeni bir beslenme şekline geçmek için altın değerinde.
Tekrarlıyorum; bu yeni ayda başladıklarınızın faydasını net görürsünüz, yaptıklarınızın işe yaradığını çok geçmeden anlarsınız.

Bedensel olarak hafiflemek, temizlenmek ve şifa aramak için mis gibi zamanlar.

Yeni Ay Enerjisini Nasıl Kullanabiliriz?

Her yeni ayın enerjisi farklıdır.
Kullanmak için, önce neye hizmet ettiğini anlamak lazım.

Her yıl, genelde bir tane Başak yeni ayı olur. Bu yılki yeni ay her zamankilerden biraz daha güçlü. Başak temaları olan hizmet etmek, sağlık, egzersiz ve diyet rutini, detayların önemsenmesi, eleştirellik temalarını öne çıktığı gibi, iyice köpürtüyor.

Bu yıl, Başak yeni ayının doğduğu gün, Başak burcunda gezegen bayramı var. Bu durum, burcu Başak olsun veya olmasın herkesi etkiliyor.

Bu enerjiler altında hepimiz daha detaycı, eleştirel ve analitik olmaya başlıyoruz. Bu hallere de daha çok maruz kalıyoruz.

Özellikle sağlık, egzersiz ve diyet sektörlerinde işler daha titiz, daha iyi yapılıyor ve faydalar daha büyük oluyor. Kullanın!

Yeni ayın enerjisinden faydalanmanın en iyi yolu, yeni niyetlerinizi yazmaktır.
Kağıt ve kalem kullanmanız, bu ritüel açısından önemli. Çünkü somut dünyada meydana gelmesini arzuladığınız dileklerin, somut dünyaya ilk tohumunu atmak gibi düşünün bu işi.
Sanal tohumlar, somut meyveler vermeyebilir. 🙂

Peki ne yazacağız?
Zihnimizdeki gürültü çöplüğünü veya hayatın bize direttiklerini değil!

Gerçek özümüzden gelen, kalbimizden akan, ruhumuzun arzularını, kendi orjinal benliğimize neşe, canlılık ve heyecan katacak olanları yazacağız.

Bunların ne olduğunu anlamak için de kendimizi dinlemeye vakit ayıracağız.

İstanbul’da olanların her ay katılabileceği yeni ay meditasyonlarını 8 yıldır düzenliyorum. Ben bu ritüeli uygulamanın kendi hayatımda faydasını çok gördüm. Yıllardır etkinliğe katılıp faydasını gören yüzlerce kişi tanıyorum. Yeni aydan en doğru ve verimli şekilde faydalanmak için daha iyi bir yol bilmiyorum. Bu etkinlik 31 Ağustos Cumartesi saat 14:30’da, BodyFit Nişantaşı’nda. Ücreti 100₺. Tüm detayları burada.

İstanbul’da olmayanlara veya etkinliğe katılamayanlara önerim, Cuma akşamı veya Cumartesi tüm gün içerisinde, kendinize sessiz kalıp meditasyon yapabileceğiniz kesintisiz bir saat ayırın. Dinlenen, sakinleşen bir zihnin yaratım gücü yüksektir. Bilin, kullanın!

Ne Yaparsam Yapayım Yetmiyor!

Dedim ya bu aralar hepimizde Başak enerjisi yükseliyor. Bu halde, dikkatli olmamız gereken bir duruma işaret edeceğim.

Başak’ın mükemmeliyetçi yapısı, eleştirel olduğundaki sertliği ve tamam olanı değil de eksik olanı görmeye meyilli oluşu hepimizi sarıyor.

Yaptıklarımız yetmiyor gibi geliyor.
Ne yaparsak yapalım, hep bir yerlerde bir eksik kalıyor. Bu eksiklikler içten içe insanı kahrediyor.
Huzur kaçırıyor.
Birileri bir hata yapıyor ve bu mükemmel yapmaya çabaladığımız şeyi olumsuz etkiliyor.
Birinin bir hatası işimizi bozuyor.
Birinin bir hatası ilişkilerimizi bozuyor.
Her şeyi kontrol edememek sinir bozuyor.
Mükemmelleştirmeye çalıştığımı yapılarımızın, kontrol edemeyeceğimiz kişi ve parametrelerden etkilenmesi sinir bozuyor.

İşte buralarda dikkatli olmak gerekiyor.
Kapıldığımız sarmal zehirli.
TAMAM olan, YETERİNCE İYİ olan yapıları görmek ve takdir etmek yerine, eksiklere, hatalara odaklanmak insanı üzüntü ve sıkıntı sarmalında kahrediyor.

Mükemmel değiliz ve hiç bir zaman olamayacağız. Hep eksikler ve hatalar olacak.
Her şeyi, kontrol edemeyeceğiz.
Herkesi kontrol edemeyeceğiz.
Bunları mantığımız alsa da içselleştirmek, kabul edebilmek, uzuuun yıllar alacak.
Belki bu yoğun Başak enerjili dönem, bu anlamda yeni bir bakış açısını, tutumu sahiplenmeye niyet edebiliriz. Rahatlayabiliriz.

***

Yeni ayın Sabian sembolü Harem.
Basit, sade ve bence derin.
İçinde bulunduğumuz dönemin enerjisini, gökyüzünün mesajını güzel özetliyor.

Farkımızı ortaya koyma derdindeyiz. Kazanan olmak, beğenilmek, öne çıkmak, sevilmek ve kabul görmek istiyoruz. 
Sessiz bir yarış var adeta. Küçük detaylar, kazananı belirliyor.
Yüzeyde her şey sakin görünüyor. Ama derinlerde sular kaynıyor. Gözümüz sürekli eksik olanda, yoksun kaldığımızda…

Oysa hepimizin amacı aynı: Hayatta kalmak. 
Savaşarak hayatta kalabilirsin. Derin arzuların, çekişmelerin, gerginliklerin içinde boğuşabilirsin. 
Ama bir yol daha var. 

Kendi özgünlüğüne, yaşamın sana verdiği hediyeye, sadece sana ait olana sahip çıkabilirsin. Başkası gibi olmadan, çok güzel olabilirsin.
Kendin olarak öne çıkabilirsin. Parlayabilirsin. 
Bu yol daha huzurlu, daha keyfili, daha kalıcı.

Ama önce bulmalısın, bilmelisin.
Neyi mi?
Başkalarından farkını. 
Sadece sana ait olanı. 

Bu yeni ay, bunu bulmak, bilmek ve parlatmak için, hepimize ilhamla gelsin diliyorum. 
İlham da sessizliğin kardeşi, aklında olsun.

Burcu Akçimen
28 Ağustos 2019, İstanbul

Güneş Tutulması Etkileri: Daha Güçlü ve Bilge

Güneş Tutulması Etkileri: Daha Güçlü ve Bilge

“Kişinin huzursuzluğu, mutsuzluğu, gerginliği, sıkıntısı ve depresyonu, onu uyandırmaya çalışan önemli dostlarıdır.”
Carl Gustav Jung

2 Temmuz 2019 Salı gecesi, İstanbul saat dilimine göre 22:17’de Güneş Tutulması gerçekleşecek. Etkileri çoktan dünyayı ve psikolojileri sardı.
Korkalım mı?
Hayır!

İnsan cinsi bilinmeyenden korkmaya güdülenmiş. Bu bir hayatta kalma mekanizması, normal.
Güneş tutulmasından ise korkmayalım. Çünkü etkileri, en iyi bildiğimiz yerden geliyor: SEVGİ.
Sevgiden korkalım mı?
Komik bir soru değil mi?

Tutulma bir enerji. Yaşamı yaratan ise insan.
Önce bunu tekrar cebe koyalım. Sonra enerjiyi anlamaya çalışalım.
Anlayalım ki ne yapacağımız, nasıl kullanacağımıza dair bir fikrimiz olsun.
Anlama çabası, yaşamdaki kaosun ve acıların panzehiri.

Bu güneş tutulmasının uzun süreli etkileri olacaktır.
Yoğun etkiler yaklaşık 2,5 yıl; tamamlayıcı etkiler yaklaşık 5 yıl diyor.
Enerji, son dönemin ağır enerjileri arasında, taze, ferah bir meltem gibi; bizi rahatlatmaya, ruhumuzu okşamaya ve iyileştirmeye uygun.

Ama tekrarlıyorum. Enerji bize bir şey yapmaz. Biz yaratırız.
Neyi yaratacağımızı bilgece seçme vakti…
Önümüzdeki günler, hayatımız açısından önemli kararlara gebe.
Bu kararlar sevgisi hissettiğimiz anlarla, koşullarla vedalaşmak, geçmişi temizlemek, yükleri bırakmak, kendine iyi bakmaya dair olsa iyi olur. Ama böyle ifade edince insan ne yapacağını bilemiyor değil mi?
Elinde tuttuğun karmaşık bir yumak misali, ipin ucu nerede, nereden tutsam bilemiyorsun; becerememe hissiyle uğraşmaktansa yumağı bir kenara atıveriyorsun.
Ama attığın keşke yumak olsa…
İç dünyanın, hislerinin kaosunu bir kenara atarsan, bedeli fena oluyor.

***

İnsanın iç dünyasına bakması, anlama çabası, içeriyi derleyip toplaması; kendine bakım yapmak demek. Üstelik dış görünüşüne yaptığın bakıma kıyasla ödülü çok yüksek. 

Yengeç demek, bakım vermek demek.
Tüm insanlığın Yengeç enerjisinden geçtiği bu dönemde bir de Yengeç tutulması ile kuşanmışsak; kendimize bakım vermeyi önemseme zamanımız gelmiş demektir.

Kendine bakım vermek ne demek?
Kendine bakım vermek, cilt bakımına/masaja gidip kısa süreliğine iyi vakit geçirmek demek değil.
Kendi ihtiyaçlarını anlamak ve karşılama sorumluluğunu almak demek.
Özünde SEVGİ kaynaklı hareket etmek demek.
Mesela, yorgunsan dinlenmelisin.
Bedenin büyüdü ve bu seni rahatsız ediyorsa bedenini hafifletmelisin.
İlişki açlığı çekiyorsan sosyalleşmelisin. Sevgi vermeli ve almalısın.
Sevemediğin, içine sığamadığın bir yerdeysen gitmelisin.
İçine attıkların seni şişirdiyse muhatabına söylemelisin.
Bunların hepsi, kendine bakım vermek…
Bunların hepsini temeline SEVGİ koyarak yapabilirsin. Agresif, yıkıcı olmak zorunda değilsin.

İçinden gelen arzular, açlık, güdü ile hareket edebilir; veya SEVGİ kaynaklı ruhun rehberliğini kullanarak hareket edebilirsin. Bu ikisini iyi ayırman gerekiyor.

Aradaki farkı nasıl anlayacağız?
İlki seni mantık-fayda aramaksızın kendine çeker. Otomatikleşmiş tepkilerindir.  Yoğun arzu vardır. Ağırlık vardır. Azcık düşünsen sonrasında pişmanlık, suçluluk vereceğini bilirsin. Umut zayıftır.
İkincisinde ise, rahatlık ve hafiflik vardır. Düşünmesi bile hafif hissettirir insana. Akış hissi verir. Götürdüğü yer hayırlıdır.
SEVGİ kaynaklı ruhun ne yapmanı söylüyor?

***

Bu dönemin güneş tutulması, Mars, Chiron, düğümler ve Satürn-Plüto etkileşimlerinin hepsinin fikir birliğine vardığı bir alan var:
Eski hesapları kapatma vakti geldi. Yerine konulması gereken yeniler var!

Tutulmanın ödevi içsel.  Kendi üzerimizde çalışacağız. Kendimizi sabote ettiğimiz durumları anlamamız gereken zamanlardayız.

Bir duygu durumu, biz fark etmeden tüm hayatımızı etkiliyor. Günümüzü cehenneme çeviriyor, etrafımızdakileri uzaklaştırıyor, bize yardım edilmesini engelliyor olabilir. Onu tanımlayıp, onun üzerine çalışma ve onu geride bırakma zamanı…

Bu halin ne olduğunu aslında biliyorsun. Uzaklarda arama. Görmezden de gelme.
“Bilmiyorum.”lar, yapman gerekenlerin sorumluluğunu almamak için kendini sabote edişlerin. Bunu da anla.

“Siz bilinçaltınızı bilince dönüştürene kadar, o sizin hayatınızı yönlendirecek ve siz ona kader diyeceksiniz.”
Carl G. Jung

Mesela korku, endişe, kaygı, yetersizlik hissi, değersizlik hissi, sevgisizlik, şefkat eksikliği, üzüntü, öfke…
Sizi en çok sabote eden duygu durumlarını fark etmekle başlayın.
Sonrasında yapılabilecek çok çalışma/yöntem var. Okuyun, araştırın.

Bu noktada ben de son 12 yılımın meditasyon teknikleri, astroloji, psikoloji, öğretmenlik birikimi ve  deneyimi ile yine bir sentez hazırladım.
Güneş Tutulması Meditasyonumuzu 3 Temmuz 2019 Çarşamba 19:30’da sunacağım. Detaylar burada.
Kendine bakım vermek istersen, yerini hazırlayalım.
Bize ismini yazdırır mısın?
BodyFit Nişantaşı: 0(530)831-39-19

Zarar veren duygu durumları, sizi çekingen veya agresif yapıyor olabilir. Sürekli aynı döngüleri yaşamanıza ve devamlı hayal kırıklıklarına neden olabilir.
Bu duygu durumları ile aramızı düzeltmek, ruhsal beslenme yaratacaktır. (Kendine bakım vermek!)
Meyveleri ise yaşamımızın her alanında ortaya çıkacak ve tüm hayatımızı etkileyecektir.

Pek çoklarımız için bu tutulma, iyileşme yolundaki final tezi gibi…
Büyük bir şifalanma ve bitirme potansiyeli taşıyor.
Bir şeyi bitirmek için, yerine yeni bir şey koymak gerekir.
Yeni bir şeye adım atmak için yılın en güzel zamanları…
Yeni, korku veriyor olabilir. Kısa süreliğine bu korkuya tahammül edebilir misin?
Meyveleri tatlı olacak diyor gökyüzü. Denemeye değer.

Burcu Akçimen
29 Haziran 2019, İstanbul

Yeni Ay ve Etkileri

Yeni Ay ve Etkileri

Gökyüzü bir süredir savaş yeri misali…
Sanki gök yarıldı. Fırtınalar kopuyor.
Şimşekler çakıyor. Yıldırımlar düşüyor.
Biz insancıklar, fırtınanın ortasında, derme çatma bir barakanın içinde, gökte kopan fırtınaya maruz kalmışız.

Ses çıkarsak duyan yok.
Duyulsa, anlayan yok.
Belirsizlik diz boyu.
Sıkışmış hissediyoruz.
Çaresiz hissediyoruz.
Tam gücümüzü toparladık diyoruz, o hal birden yok oluveriyor. Aşkolsun bulabilene…
Umut zayıfladı. Sanki ölüm orucunda. Nasıl beslenir; bulamıyoruz.

Kendimizi güvende hissetme arzumuz had safhada.
Değişim rüzgarları esiyor.
Hatta fırtına kopuyor.
Biz değişmeyelim de dünya değişsin istiyoruz.
Ama maalesef oyunun kuralları böyle işlemiyor.

Korku, endişe, kaygı bolca…
Sebebini sorsalar, nereden başlayacağımızı, ne anlatacağımızı bile bilmiyoruz.
Böyle zamanlar hasta ediyor insanı.
Rahatlayamayan beden, sakinleşemeyen zihin ve kısacık nefeslerle, dünya cehenneme dönüşüyor.

Bu ayki Yeni Ay Meditasyonumuzda ilk önceliğim bedensel rahatlama, derin gevşeme ve zihni sakinleştirmek bu nedenle.

Önümüzdeki yol uzun.
Değişim rüzgarları sert.
Önden dinlenip, enerji toplamanın faydası çok!
Katılmak istersen, etkinlik 6 Mayıs Pazartesi akşamı BodyFit Nişantaşı’nda; detayları burada.

İçinde bulunduğumuz haller pek iç açıcı değil işte…
Tatlı rüzgarda bile gıcır gıcır sallanan baraka tahtaları (evimiz, yuvamız, güvendiklerimiz), bu fırtınada hiç güvende hissettirmiyor.
Biraz olayı büyütsek, sanki hayat başımıza yıkılıyor diyeceğiz de demeye dilimiz varmıyor.

Yeni ayla beraber neler geliyor?

Yeni ay Boğa’da. 5 Mayıs Pazar günün ilk saatlerinde doğuyor.
Konularımız kendimizi güvende hissetmek, kök salmak ve kişisel değerimizle ilgili.

Kendini bu aralar son derece beceriksiz, yetersiz, neyi tutsa çökertiyormuş gibi hissedenlere ilk sözüm:
Kendinizi azarlamaya ve suçlamaya harcadığınız zamanı ve enerjiyi, kendinizi ayağa kaldırmaya harcamanız gerekiyor.

Biliyorum, hiç motivasyonunuz yok. Yılmış ve yorgun hissediyorsunuz.
Bekledikçe de o motivasyon gelmiyor. Gelmeyecek.

Ne yapacağız?

Yeni ay haritasının önerisi: Harekete geçeceğiz.
Motivasyon denen kavram, doğrusal bir yol değil, dairesel bir döngüdür. Bazen motive olur ve harekete geçersin. Bazen de tam tersi, harekete geçersin ve motivasyon onu takip eder.
Özetle, motive ol veya olma, hareket et.

Ne yönde?

Hepimizin konusu farklı. İş, para, ilişki, aile, kariyer, sosyal hayat, yurt dışı, eğitim, hayaller, idealler vs…
Konumuz her ne ise zaten gündemimizde, kalbimizde yara, midemizde yumruk…
Uzaklarda aramaya zahmet etme.

Konun ne olursa olsun, gökyüzündeki fırtına, kaynaklarımızı gözden geçirmemizi söylüyor.
Finansal, ilişkisel kaynaklar, becerilerimiz, yapabilirliklerimiz, yaratım ve üretim gücümüz…
Bunları, kendimizi yeniden güvende hissetmek için nasıl kullanabiliriz?
Düşünmenin tam zamanı.

Korkuyoruz, kaygılıyız.
En çok da bilinmeyenden dolayı…
Ama hayat zaten bilinmeyenler denizinde yüzmek değil mi?

Kök salmak istiyor bir yanımız.
Sabitimiz olsun, deniz feneri misali, yönümüzü ondan bulalım.
Sığınalım. Korunalım.
Olsun zaten.
Sabit(ler)imiz olsun.

Değerlerimiz, derin bağlarımız, sevgi ilişkilerimiz…
Hayata anlam katan, yaşamaya değer kılan sabitlerimiz…
Aradağımız kudret, bu sefer bu sabitlerde gizli.
Onların varlığıyla güçlenip, uzun yol yürüyeceğiz.

Hatırlatıyorum, harekete geçmen lazım.
Değişim kapıda.
Korkuyu, endişeyi kaç derin nefes geçirir bilmiyorum. Çokça lazım. Ama çözüm değil.

Önündeki yol gözünde çok büyüyor belki.
Ama yollar bir anda yürünmez. Adım adım yürünür.
Sabitlerin deniz fenerin olsun. Yönünü onlarla bul.
Uzağı değil, önündeki adımları, adım adım planla ve adım adım yürü.
Yol uzun.
Çok şey değişecek.
Değişimlerin, senin hayrına olduğuna güven.
Şu an her şey tam aksini gösteriyor gibi görünse bile; güven.

Böylesi yoğun ve zorlu enerjiler altında kendini anlamak ve zamanın, kendi doğum haritan üzerindeki etkilerini öğrenmek oldukça yol gösterici oluyor. Doğum haritanı analiz etmemi istersen bana yazabilirsin: burcuvurkac@gmail.com
Kapsamlı astrolojil danışmanlık hizmetimle ilgili detaylı bilgi almak için burayı inceleyebilirsin.

Sevgilerimle,
Burcu Akçimen
3 Mayıs 2019, İstanbul

Güneş Tutulması Meditasyonu ve Yeni Ay Ritüeli – 3 Kasım 2013

Güneş Tutulması Meditasyonu ve Yeni Ay Ritüeli – 3 Kasım 2013

3 Kasım 2013 Pazar günü yılın en önemli enerjilerinden birisi doğuyor: Akrep Burcunda Güneş Tutulması oluşuyor.
Aaa iyi, Akrep’miş, beni ilgilendirmez diye düşünmeyin!
Hepimizin doğum haritasında Akrep burcu tarafından yönetilen alanlar var.
Örneğin bir yükselen Terazi için Akrep burcu gelirleri yönetirken, yükselen Yengeç için aşk hayatını, Boğa için evliliği yönetir.

3 Kasım Pazar günü tam da Güneş Tutulması saatinde, Etiler Harvard Cafe’nin üst katında bir yeni ay meditasyonu yaptıracağım.
KAYIT olmak için email adresimden bağlantıya geçebilirsiniz.
Email:
 burcuvurkac@gmail.com

TARİH:
3 Kasım 2013 Pazar

Saat 16:00 – 18:00 arası

ÜCRET: 50 TL
MEKAN: Etiler Harvard Cafe – Üst Katı (Önemli! Katılım talebinin ofis kontenjanımızı aşması nedeni ile yer bilgisi değişti. )
Adres: Nispetiye Cad. Seher Yıldızı Sokak No:6 Etiler – İstanbul
Tarif: Nispetiye Caddesi üzerindeki Big Chef’in (Nusr-et’in yanındaki) hemen yanından giren sokak Seher Yıldızı Sokak. Bu sokakta içeriye doğru 50 metre ileride sağınızda Harvard Cafe var. 
Ana caddeden araba ile girilebilen bir sokak. Yol üzerine park edebilir veya Harvard Cafe valesine bırakabilirsiniz.

AKIŞ:

* Tüm akışın en önemli bileşeni evrende oluşan enerjiyi ve bunu nasıl kullanabileceğimizi anlamak.
Öncelikle en ince detayına kadar oluşan astrolojik etkileri ve bunu nasıl kullanabileceğinizi anlatıyorum, sorularınızı cevaplıyorum.
Bu nedenle tam vaktinde – saat 16:00 yerinizi almış olmaya gayret ederseniz hepimiz için harika olacaktır. 

* Açıklamaların ardından meditasyonumuz için derin bir gevreşeme haline geçeceğiz.
* Gelirken olabildiğince rahat kıyafetlerle gelmenizi tavsiye ederim.
Bedenlerimizi derin gevşeme fazına sokmak için, dar kıyafetler ve rahatsız ayakkabılardan kaçınırsanız harika olur.

* Adım adım yönlendirmelerle ilerleteceğim meditasyon ile içsel bilgeliğimize ulaşıp, önümüzdeki dönem için rehberlik isteyeceğiz.
* Meditasyon sonrasında, en önemli yeni ay ritüeli olan yeni ay niyetlerimizi ve dileklerimizi yazma uygulamamız olacak. Bunun için aşağıdaki önemli maddeleri incelemeniz faydalı olaacaktır. Yanınızda mutlaka kağıt ve kalem bulundurun. Dijital yazmayı kabul etmiyoruz malum, somut çalışıyoruz. 

!!! Yeni ayin astrolojik özelliklerine uygun dileklerde bulunursanız dileklerinizin mucizevi şekilde gerçekleştiğini deneyimlersiniz.
Örneğin, her ay aşk istiyorum diye yazıp yazıp durmamalısınız.
O dönemin astrolojik teması ne ise, diğer bir deyişle rüzgâr sizin için nereden esiyor ise, dilekleriniz o temalarda olmalı. Bu nedenle akışın ilk bölümünü kaçırmamak için tam saatinde yerinizi almış olmanızı tavsiye ederim.

!!!  Niyet ve dileğinizi ne zaman yazdığınız çok önemli!
Yeni ay enerjisinin güçlü olduğu zamanlarda dileklerinizi yazmalısınız. Enerji her zaman sabit değil, unutmayın. Bu uygulamamız enerjinin en güçlü olduğu dakikalarda olacak.

!!! Yazmak ve Sonrası
Uygulamaya gelirken kalem ve defterinizi getirmeyi ihmal etmeyin!
Olay sadece yazmakla bitmiyor!
Kaç tane dilek yazacağız? Yazdıktan sonra ne yapacağız? vb tüm sorularınızın cevaplarını da detaylıca konuşacağız.

Güneş tutulması demek, Güneş ve Ay’ın birbirine sarıldığı gün demek.
Güneş Tutulmaları herhangi bir yeni ay enerjisinden çok daha güçlü bir enerjidir.
Uzun vadeyi şekillendirme gücü olan bir enerjiden bahsediyorum. Bugünlerde atılacak tohumlar, önümüzdeki 10 ay içerisinde adım adım kurmak, devamlı kılmak ve bolluk meyveleri vermeye müsait.

Bu paylaşıma katılmak isterseniz;
KAYIT olmak için email adresimden bağlantıya geçebilirsiniz.
Email:
 burcuvurkac@gmail.com

Hepimize ışık olması niyetiyle,
Burcu Vurkaç
26 Ekim 2013, İstanbul